T.C.
YARGITAY
- Ceza Dairesi
Esas No: 2019/539
Karar No: 2022/4750
Karar Tarihi: 10.05.2022
ZİMMET SUÇU – SUÇ TARİHİNDEKİ DEĞERLERİNİN HESAPLANARAK ZİMMET MİKTARINI KESİN OLARAK TESPİT EDER NİTELİKTE AYRINTILI RAPOR ALINMASINDAN SONRA HASIL OLACAK SONUCA GÖRE HUKUKİ DURUMUNUN TAKDİR VE TAYİNİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: Sanığın tahsilatların ileriki tarihlerde yapıldığı yönündeki savunmasına nazaran, tahsilatların ne
zaman yapıldığı ve köy gelir defterine kaydedilip kaydedilmediğinin araştırılmasına müteakip, geç
tahsilat yapılıp gelir defterine kaydedilmişse görevi kötüye kullanma, gelir olarak kaydedilmemesi
halinde ise zimmet suçunun oluşacağının kabulü gerekeceği de göz önünde bulundurularak, köyün
ilgili yıllara ait tüm defter ve belgelerinin de getirtilmesi sonrasında dosyanın bütün ekleriyle birlikte
Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile sanığın zimmetinde
köye ait para ya da malzeme bulunup bulunmadığı, var ise suç tarihindeki değerlerinin hesaplanarak
zimmet miktarını kesin olarak tespit eder nitelikte ayrıntılı rapor alınmasından sonra hasıl olacak
sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi
raporuna dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
(5237 S. K. m. 53) (1412 S. K. m. 326) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihlerinde Çivril ilçesi Savran köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın köy kahvehanesinin
kira bedellerini süresinde tahsil etmediği, köye ait 300 adet çatı kiremidi, 43 m2 fayans ve 2465 adet
çimentonun nerede kullanıldığını belgeleyemediği, söz konusu malzemelerin sanığın zimmetinde
olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; faturalarla köy adına alınan malzemelerin
nerede kullanıldığının belgelenememesi iddiasıyla ilgili olarak; sanığın aşamalardaki savunmalarında
ve 13/11/2014 havale tarihli dilekçesinde söz konusu malzemelerin köydeki çeşitli kurumların
yapımında ve köy işlerinde kullanıldığını, ön inceleme aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunun
eksik olduğunu beyan etmiş olması ile tanıklar N. T., S. E. ve S. Ö.’ın savunmayı destekler nitelikteki
beyanları karşısında, gerektiğinde anılan işlerin yapılıp yapılmadığı ve kullanılan malzeme miktarının
tespiti için mahallinde alanında uzman bilirkişiler ve varsa beyanlarına başvurulabilecek tanıklar
refakate alınarak keşif yapılıp rapor düzenlenmesi, köy kahvehanesinin kira bedellerinin süresinde
tahsil edilmediği iddiasıyla ilgili olarak ise; sanığın tahsilatların ileriki tarihlerde yapıldığı yönündeki
savunmasına nazaran, tahsilatların ne zaman yapıldığı ve köy gelir defterine kaydedilip
kaydedilmediğinin araştırılmasına müteakip, geç tahsilat yapılıp gelir defterine kaydedilmişse görevi
kötüye kullanma, gelir olarak kaydedilmemesi halinde ise zimmet suçunun oluşacağının kabulü
gerekeceği de göz önünde bulundurularak, köyün ilgili yıllara ait tüm defter ve belgelerinin de
getirtilmesi sonrasında dosyanın bütün ekleriyle birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan
yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile sanığın zimmetinde köye ait para ya da malzeme bulunup
bulunmadığı, var ise suç tarihindeki değerlerinin hesaplanarak zimmet miktarını kesin olarak tespit
eder nitelikte ayrıntılı rapor alınmasından sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve
tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm
kurulması,
Kabule göre de;
Sanık müdafin temyizi üzerine Dairemizin 18/03/2013 tarihli, 2012/5253 Esas ve 2013/1979 Karar
sayılı ilamı ile bozulan 14/04/2011 tarihli ve 2009/630 Esas, 2011/247 Sayılı mahkumiyet Kararında
sanığın neticeten 6.750 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve sanık hakkında
TCK’nin 53/5. maddesi uygulanmadığı halde, bozmadan sonra kurulan hükümde kazanılmış hakkı
gözetilmeyerek, 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nin 53/5. maddesi
gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi suretiyle CMUK’un 326/ son maddesine aykırı
davranılması,
Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Sayılı iptal Kararının
24/11/2015 tarihli ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle
TCK’nin 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında TCK’nin 53/5. maddesinin uygulanması sırasında aynı Kanun’un 53/1-a madde-fıkrabendindeki tüm hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken,
memuriyete ilişkin görevleri yapmaktan yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafin ve katılan Çivril Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları
bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un
- maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 10.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
