Sancaktepe Gayrimenkul Avukatı olarak Gayrimenkul Hukuku alanında bilgi sahibi ve uzman bir bürodan hizmet almanın önemini belirtmekle birlikte, büromuz olarak sizlere bu konuda çözüm odaklı uzman avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmak en büyük amaçlarımızdandır.
Taşınmaz tazminatı davaları
Müdahalenin men-i davaları İrtifak haklarının kurulmasına ilişkin davalar İstihkak davaları Ortaklığın giderilmesi davaları İpotek davaları Kamulaştırma davaları Tapu iptal ve tescil davaları Kira bedeli tespit davaları Tahliye davaları Şüfa davaları Kat mülkiyeti uyuşmazlıkları Kişiler arasındaki dava takibi Tapu kayıt hatalarının düzeltilmesi İnşaat Gayrimenkul Avukatı Danışmanlık Hizmetleri
T.C.
YARGITAY
-
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2005/13358
Karar No: 2005/13595
Karar Tarihi: 12.12.2005
ALACAK DAVASI – KAMULAŞTIRMASIZ EL ATILAN TAŞINMAZ BEDELİNİN TAHSİLİ İSTEMİ – AVUKATA YAPILAN USULSÜZ
KAMULAŞTIRMA TEBLİGATI – AVUKATIN VEKALETNAMESİNDE TEBLİGAT ALMAYA YETKİLİ OLUP OLMAMASI
ÖZET: Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi ile ilgili
süreler mal sahibi için tebligatla, idare için tebligat çıkarmakla başlar. Dosya kapsamından davacıların
bir kısmına yapılan kamulaştırma tebligatlarının usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın
esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Ayrıca,kamulaştırma tebligatının biri avukata tebliğ edilmiştir. Avukatın tebligatı aldığı tarihte,
vekaletnamesinde kamulaştırma tebligatlarını almaya yetkili bulunup bulunmadığı araştırılmadan bu
davacı yönünden de redde karar verilmesi yerinde değildir.
(2942 S.K m. 13,25)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı
yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar
vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan
sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların kamulaştırıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş,
hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırma Kanunu’nun 25. maddesinde “hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi
bakımından kamulaştırma işleminin, mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla, idare için
tebligata çıkarmakla başlar” denilmektedir. Buna göre;
1- Dosya içindeki kamulaştırma evraklarının tespitine ilişkin belgelerde, davacılardan G. ve H’ye
“yanlarında çalışan A’ya 09.07.1988 tarihinde tebliğ edildiği” yazılıdır. Ancak duruşmada dinlenen
tanık beyanlarına göre, tebligatı alan A’nın, davacıların işçisi olmadığı, yine davacıların o tarihlerde
İstanbul’da ve yurt dışında oldukları belirtilmiş olmasına göre, yapılan tebligatın geçersiz olduğu
anlaşılmasına rağmen, davacılardan G. ve H. yönünden davanın esasına girilerek karar verilmesi
gerekirken, aksi düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi,
2- Davacı S’ye, kamulaştırma tebligatı “avukatı A.A.’ya 09.07.1988 tarihinde tebliğ edildiği”
belirtilmiş, ancak avukatının tebligatı aldığı tarihte, vekaletnamesinde kamulaştırma tebligatlarını
almaya yetkili bulunup bulunmadığı araştırılmadan bu davacı yönünden de davanın reddine karar
verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle
H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde
ödeyene geri verilmesine 12.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi
- Hukuk Dairesi
