T.C.
YARGITAY
-
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/10740
Karar No: 2022/19049
Karar Tarihi: 22.12.2022 KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN TESPİTİ VE TESCİLİ İSTEMİ – ÜSTÜN VE EKSİK YÖNLERİ VE ORANLARI AÇIKLANMAK SURETİYLE DEĞERİNİN BELİRLENEBİLMESİ İÇİN OLUŞTURULACAK YENİ BİLİRKİŞİ KURULU MARİFETİYLE MAHALLİNDE KEŞİF YAPILARAK RAPOR ALINMASI GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı
yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal
celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak
taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye
Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki
konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava
konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış
akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı
ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak ve karşılaştırma yapılmak suretiyle değerinin
belirlenebilmesi için oluşturulacak yeni bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak
rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bomayı gerektirmiş olup hükmün
bozulmasına karar verilmiştir.
(2942 S. K. m. 10, 11) (1086 S. K. m. 428)
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda; Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün
ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş
olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan
kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine
ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar taraf
vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Kanunu’nun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin birinci fıkrasının arsalara
ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan
emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin
uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin
neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazların, satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden, dava
konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların 2011 yılında, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir
Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili BelediyeBaşkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla;
hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce
değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri
mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte, olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları
ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak, alınacak cevaplara göre
bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; emsal satış bedellerinin aritmetik ortalaması alınmak suretiyle
değer biçilmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan
benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna
gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış
tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu
Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve
değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile
emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu
getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve
eksik yönleri ve oranları açıklanmak ve karşılaştırma yapılmak suretiyle değerinin belirlenebilmesi için
oluşturulacak yeni bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre
hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) Bozma öncesinde kararı davalıların temyiz etmediği anlaşıldığından, usuli kazanılmış hak ilkesine
aykırı olarak ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden fazla bedele hükmedilmesi,
3) Dosyadaki bilgi ve belgelerden yargılama sırasında davalı Hafife Özmen’in 29.05.2020 tarihinde
vefat ettiği ancak adı geçen davalının mirasçılarının usulüne uygun olarak tespit edilmediği
anlaşılmakla mahkemece ilgililerinden adı geçen tapu maliki murislerinin veraset ilamları aldırılıp
veraset ilamlarına göre mirasçıların davaya dahil edip taraf teşkili sağlanarak hüküm kurulması
gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’un 428.
maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde
iadesine, 22.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
- Hukuk Dairesi
