Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

Aile Hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi uyuşmazlıklardır. Bu alana yönelmiş, bilgi ve tecrübesini bu yönde  arttırmış olan avukatlara halk arasında boşanma avukatı olarak bilinmektedir. Boşanma davaları toplum nezdinde basit davalar olarak görülmekte ise de diğer dava türleri gibi  bu davaların takibi özen ve dikkat gerektirmektedir zira aksi halde geri dönüşü olmayan hak kayıpları meydana gelebilmektedir.evliliğini sonlandırmak isteyen bireyin bu süreçte hukuki yardım talep ettiği avukattır. Bu avukat dava öncesi ve dava içerisinde birçok alanda hizmet vermektedir. Verdiği hizmetlerden bazıları şunlardır:

Müvekkilini davada temsil etmek 

Müvekkili boşanma sürecinde sahip olduğu haklarla ilgili bilgilendirmek

Müvekkili boşanma sürecinin nasıl ilerleyeceği hakkında bilgilendirmek

Boşanma için gerekli dilekçeyi hazırlama

Boşanmada müvekkilin mal paylaşımı konusunda istekleri doğrultusunda anlaşmalar hazırlamak

Çiftlerin çocuğu varsa  çocuğun velayeti hakkında plan yapmak ve çocuk haklarının da korunmasını sağlamak

Çiftler arasında uzlaşmayı sağlamak için müzakereler düzenlemek

BOŞANMA DAVASI – İLK DERECE MAHKEMESİNCE BELİRLENEN ZİYNET EŞYALARININ VE ADET VE MİKTARLARININ YERİNDE OLDUĞU –
HESAPLAMA SIRASINDA TOPLAM BEDEL KONUSUNDA MADDİ HATA YAPILDIĞI – DÜZELTİLEBİLECEK BİR HATA OLDUĞUNDAN İSTİNAF
TALEBİNİN REDDİ

ÖZET: Ziynet eşya alacağına yönelik istinaf başvurusu değerlendirildiğinde; İlk derece mahkemesince;
davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, usulü işlemlerin
Hukuk Muhakemeleri Kanununa uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve
gerekçede hata edilmediği, bu itibarla verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı
anlaşıldığından davacı karşı davalı erkeğin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı karşı
davacı kadının istinaf talebi yönünden yapılan inceleme neticesinde ise; İlk derece mahkemesince
belirlenen ziynet eşyalarının ve adet ve miktarlarının yerinde olduğu fakat hesaplama sırasında toplam
bedel konusunda maddi hata yapıldığı, …. TL olması gerekirken sehven ….. TL alacağa hükmedildiği
anlaşılmıştır. Yapılan maddi hatanın HMK 304. Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince
düzeltilebilecek bir hata olduğu anlaşılmakla bu hususta istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
(6100 S. K. m. 355) (4721 S. K. m. 166, 175)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi
ve numarası gösterilen karara taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmakla, HMK’nun 353/1-b-1-son
cümle uyarınca duruşma yapılmadan dosya incelendi gereği düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı – karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların birbirlerini severek 05/09/2019
tarihinde evlendiklerini, müşterek çocuklarının bulunmadığını, evlilik birliğinden doğan masraf ve
giderlerin tümü müvekkili tarafından karşılandığını, davalı eşin müvekkiline gerçek hayatta hamile
olmamasına rağmen hamile olduğunu beyan ettiğini, üstelik bu durumu iki kere tekrarladığını, üstelik
müvekkilinin her ne kadar müşterek çocuklarının olmasını canı gönülden istese de, davalı eşin ne yazık
ki bir rahatsızlığa sahip olması nedeniyle çocuk sahibi olamayacaklarını, evlilik birliği kurulduktan
sonra öğrendiğini, davalı eşin evlilik birliği giderleri için hiçbir katkıda bulunmamasına rağmen,
ailesinin keyfi harcamaları için ziynet eşyalarını sattığını ve müvekkilinin durumdan haberdar
olmaması için harcanan eşyaların yerine sahte altınlar yerleştirdiğini, davalının davacı ile aralarında
geçen en küçük tartışmaları bile ailesine anlatmaktan asla çekinmediğini, tarafların evlilik birliğini
adeta davalı eşin ailesinin yönettiğini ve evliliğin mahremiyetine gölge düşürdüklerini, tüm bu
nedenlerle tarafların boşanmalarına, davalı eşin ağır kusurlu olduğundan müvekkili lehine 50.000 TL
manevi, 50.000 TL maddi olmak üzere toplam 100.000 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek
kanuni faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı – karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Davalı kocanın müvekkilini gelir kapısı
olarak gördüğünü, davalı kocanın dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkilinin maddi olarak
kendisine yardım etmesini beklediğini, müvekkilinin davalı kocaya çocuk istediğini söylediğinde dahi
davalı koca çocuk için erken sen bir işe falan gir çocuk işini sonra konuşuruz diyerek konuyu
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /5
kapattığını, davalı kocanın müvekkiline ait ziynet eşyalarını bozdurup harcadığını, davalı kocanın
gittikleri her yere arkadaşlarını da çağırdığını, tarafların bir türlü dışarıda yalnız zaman geçiremediğini,
davalı kocanın sürekli dayısına ve annesine para verdiğini, davalı kocanın annesinin evlilik birliğine
sürekli olarak müdahale ettiğini, davalı kocanın müvekkile hakaret ettiğini, sürekli küçük düşürücü
sözler söylemediğini, davalı kocanın müvekkilinin ailesi ile görüşmek istemediğini, müvekkilinin
görüşmesini de her fırsatta engellediğini, davalı kocanın evlilik birliğinin kendisine yüklediği
yükümlülüklerini yerine getiremediğini ve bu durumdan da sürekli olarak şikayet ettiğini, davalı koca
akşam yemeklerine dahi eve gelmediğini, tüm bu nedenlerle tarafların boşanmalarına, 1.500 TL tedbir
nafakasının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası
olarak devamına, bu nafakanın her yıl ÜFE oranında arttırılmasına, ziynet eşyalarının aynen iadesine,
mümkün değilse 1.000 TL ziynet eşya bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline
ödenmesine, müvekkili lehine 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi olmak üzere toplam 200.000 TL
tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; taraflarca açılan her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların
boşanmalarına, davacı – karşı davalının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı – karşı
davacı kadın lehine aylık 500 TL tedbir 1.250 TL yoksulluk nafakasına, davalı – karşı davacı kadın
lehine 25.000 TL maddi 25.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, davalı – karşı davacının ziynet
talebinin kısmen kabulü ile; 100 gr bilezik (46.000 TL), 1 adet cumhuriyet altını (3.120 TL), 12.50 gr
kolye (4.112 TL), 12.50 gr set işçilik (412 TL), 4 gr küpe (1.316 TL), 4 gr küpe işçilik (132 TL), 4 gr
yüzük (1.316 TL), 4 gr yüzük işçilik (132 TL), 5 adet çeyrek altın (3.900 TL), 4 gr alyans (1.316 TL),
4 gr alyans işçilik (132 TL)’in aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde 61.108 TL’nin
1.000 TL’sine dava tarihi olan 09/04/2021 tarihinden; 60.108 TL’sinin ise ıslah tarihi olan 18.10.2022
tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı – karşı davalıdan alınarak, davalı – karşı
davacı kadına ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı – karşı davalı erkek vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur tespiti, kabul edilen ziynet
eşya alacağı, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden istinaf etmiştir.
Davalı – karşı davacı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ziynet eşyaların toplam bedelinin
yanlış hesaplandığını, 61.888 TL olması gerektiğini, tashih dilekçesinin kabul edilmediğini belirterek
yerel mahkeme kararını kabul edilen asıl boşanma davası, lehine hükmedilen nafaka ve tazminat
miktarları, kusur tespiti, ziynet eşya alacağı yönünden istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasına dayalı karşılıklı boşanma ve fer’ilerine ilişkindir.
HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı
olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İlk derece mahkemesince; davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp
değerlendirildiği, usulü işlemlerin Hukuk Muhakemeleri Kanununa uygun olarak yerine getirildiği,
kusur derecesinin yerinde olduğu fakat kusurlu vakıa belirlenmesinde hata edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacı – karşı davalı erkeğin evin ihtiyaçlarını yeterince
karşılamadığı, çocuk sahibi olmak istemediği, kadının müşterek konuta gelmesini istemediği, kadının
ailesiyle görüşmesini istemediği, sık sık akşam yemeğini annesinin evinde yiyerek eşini yalnız
bıraktığı, buna karşılık davalı – karşı davacı kadının muska yaptırdığı, erkeğe hakaret ettiği
anlaşılmaktadır. Taraflara yüklenen kusurlu davranışlar neticesinde yine erkek ağır, kadın az
kusurludur. Belirlenen kusur durumuna göre evlilik birliği temelinden sarsılmıştır.
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 2 /5
TMK’nın 166/1-2 maddesine dayalı olarak taraflarca açılan erkeğin boşanma davasının kabulüne karar
verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılan ve
boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olmayan davalı – karşı davacı kadın yararına TMK’nın
175.maddesi uyarınca yoksulluk nafakasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Fakat
dairemizce tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik
koşulları, davalı – karşı davacı kadının zorunlu ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi birlikte
değerlendirildiğinde hükmedilen nafaka miktarının düşük kaldığının tespiti ile davalı – karşı davacı
kadın lehine aylık 1.500 TL yoksulluk nafakası hüküm altına alınmış ve hükmedilen nafakanın her yıl
TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artışa tabi tutulmasına karar verilmiştir.
Boşanmaya sebep olan olaylarda daha ziyade veya eşit kusurlu olmadığı anlaşılan, mevcut veya
beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen, en azından eşinin maddi desteğini yitiren davalı –
karşı davacı kadın yararına, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tespit edilen
ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü ve beklenen menfaatlerin kapsamı birlikte
değerlendirildiğinde, TMK’nın 174/1.maddesi gereğince maddi tazminat takdir edilmesinde bir
isabetsizlik görülmemiştir. Fakat takdir edilen tazminat miktarının dairemizce düşük kaldığının tespiti
ile davalı – karşı davacı kadın yararına 30.000 TL maddi tazminat hüküm altına alınmıştır.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı
anlaşılan, bu olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan davalı – karşı davacı kadın yararına,
tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik ve sosyal
durumları, paranın alım gücü ve tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları birlikte
değerlendirildiğinde, TMK’nın 174/2.maddesi gereğince manevi tazminat takdir edilmesinde bir
isabetsizlik görülmemiştir. Fakat takdir edilen tazminat miktarının dairemizce düşük kaldığının tespiti
ile davalı – karşı davacı kadın yararına 30.000 TL manevi tazminat hüküm altına alınmıştır.
Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı – karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu anlaşıldığından
tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ziynet eşya alacağına yönelik istinaf başvurusu değerlendirildiğinde; İlk derece mahkemesince;
davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, usulü işlemlerin
Hukuk Muhakemeleri Kanununa uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve
gerekçede hata edilmediği, bu itibarla verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı
anlaşıldığından davacı karşı davalı erkeğin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı karşı
davacı kadının istinaf talebi yönünden yapılan inceleme neticesinde ise; İlk derece mahkemesince
belirlenen ziynet eşyalarının ve adet ve miktarlarının yerinde olduğu fakat hesaplama sırasında toplam
bedel konusunda maddi hata yapıldığı, 61.888 TL olması gerekirken sehven 61.108 TL alacağa
hükmedildiği anlaşılmıştır. Yapılan maddi hatanın HMK 304. Maddesi uyarınca ilk derece
mahkemesince düzeltilebilecek bir hata olduğu anlaşılmakla bu hususta istinaf talebinin reddine karar
verilmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı – karşı davalı erkeğin kabul edilen ziynet eşya alacağı ve reddedilen tazminat taleplerine
yönelik istinaf başvuruları ile davalı – karşı davacı kadının ise kusur, lehine hükmedilen yoksulluk
nafakası ve maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvuruları dışında kalan tüm istinaf
başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı – karşı davalı erkeğin kusura yönelik istinaf başvurusu ile davalı – karşı davacı kadının kusur,
lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ve maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf

başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜ ile Kayseri

  1. Aile Mahkemesinin 2021/255 Esas 2023/162 Karar sayılı ilamında kusura ilişkin gerekçenin
    KALDIRILMASINA, kusura ilişkin gerekçenin yukarıda açıklandığı şekilde KABULÜNE, ilamın
    hüküm kısmında bulunan 2)KARŞI DAVA YÖNÜNDEN başlığı altında ki 2 numaralı bentte bulunan
    “kararın kesinleşmesinden itibaren davalı karşı davacının kendisi için aylık 1.250,00-TL yoksulluk
    nafakasının” ibaresi ile 3 numaralı bendin KALDIRILMASINA,
    3-Davalı – karşı davacı kadının yoksulluk nafakasına yönelik talebinin kabulü ile; boşanma hükmünün
    kesinleştiği tarihten itibaren geçerli olmak üzere aylık 1.500 TL yoksulluk nafakasının her ay davacı –
    karşı davalı erkekten alınarak, davalı – karşı davacı kadına verilmesine, belirlenen yoksulluk
    nafakasının her yıl TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artışa tabi tutulmasına,
    4-Davalı – karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminatlara yönelik talebinin kısmen kabulü ile;
    TMK’nın 174/1.maddesi gereğince 30.000 TL maddi tazminat, TMK’nın 174/2.maddesi gereğince
    30.000 TL manevi tazminatın davacı – karşı davalı erkekten alınarak, davalı – karşı davacı kadına
    verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    5-Ziynet alacağı yönünden hükmedilen miktar üzerinden harçlar kanuna göre hesaplanan ve alınması
    gereken 4.174,30 TL istinaf nispi karar harcından davacı – karşı davalı tarafından peşin olarak yatırılan
    1.044 TL’nin düşümü ile bakiye 3.130,30 TL daha harcın davacı – karşı davalı erkekten alınarak,
    hazineye irat kaydına,
    6-Davacı – karşı davalı tarafından peşin alınan istinaf başvuru harçlarının mahsubu ile eksik kalan
    89,95 TL daha harcın davalı – karşı davacı kadından alınarak, hazineye irat kaydına,
    7-Davalı – karşı davacı tarafından peşin alınan istinaf başvuru harçlarının mahsubu ile eksik kalan
    89,95 TL daha harcın davacı – karşı davalı erkekten alınarak, hazineye irat kaydına,
    8-Taraflarca istinaf aşamasında yatırılan 179,90’ar TL istinaf karar harcının talep halinde yatıranlara
    iadesine,
    9-Davacı – karşı davalı erkek tarafından istinaf aşamasında yapılan 492 TL istinaf başvuru harcı ile
    145,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 637,50 TL yargılama giderinin davalı – karşı davacı
    kadından alınarak, davacı – karşı davalı erkeğe verilmesine,
    10-Davalı – karşı davacı kadın tarafından istinaf aşamasında yapılan 492 TL istinaf başvuru harcı ile
    142,50 TL posta gideri ve 60 TL e-tebligat gideri olmak üzere toplam 694,50 TL yargılama giderinin
    davacı – karşı davalı erkekten alınarak, davalı – karşı davacı kadına verilmesine,
    11-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2.kısmının
    2.bölümünün 18.bendi uyarınca taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
    12-HMK’nın 333. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde ve talep hâlinde gider avansının
    kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine,
    13-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (20/07/2017 tarih 7035 sayılı kanunda yapılan değişiklik) 302/5
    maddesine göre; “Kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile
    kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimler de ilk derece
    mahkemesince yapılır” hükmü gereğince dosyanın kesinleşme şerhi ve harç işlemlerinin ilk derece
    mahkemesince yerine getirilmesine,
    Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, boşanma davası yönünden 6100 sayılı HMK’nın 361
    ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde Dairemize
    veya Dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay İlgili
    Hukuk Dairesi’ne temyiz kanun yolu açık olmak üzere, ziynet eşyası yönünden HMK’nın 362/1-a
    Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 4 /5
    maddesi uyarınca kesin olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 07/09/2023

Paylaş

Son Yazılar

Bize Mesaj Gönderin

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?