Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

Alacaklı bir yıl içerisinde itirazın iptali davası açmazsa yapmış olduğu ilamsız takip düşer. Ancak bu durum, alacaklının bir daha alacağına kavuşamayacağını göstermez. Zira alacaklı, daha sonrasında alacağı için genel hükümlere göre bir alacak davası açabilir ancak bu itirazın iptali davası olmadığı için itirazın iptali davasının sonuçları doğmayacaktır. Örneğin icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün olmayacaktır.

İtirazın iptali davasında her zaman davacı alacaklı, davalı ise borçludur. Davacı bu davada, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini isteyecektir.

İtirazın iptali davası, icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olduğundan uyuşmazlık konusu borcun yargılama sırasında ödendiği ve icra dosyasının ödeme ile kapatıldığı anlaşılırsa dava konusuz kalacaktır.

İTİRAZIN İPTALİ DAVASININ ŞARTLARI

İtiraz iptali davası için bazı koşulların oluşması gerekir. Buna göre;

    • Geçerli icra takibinin bulunuyor olması

    • Borçlunun geçerli bir itirazda bulunması

    • Davanın, belirlenen süreler içinde açılmış olması

    • Hukuki yarar sağlanıyor olması

    • Kesin hüküm ve derdestlik bulunmamalıdır.

Bunun yanında takibin geçersiz kılınacağı diğer sebeplere ilişkin bir şikâyet oluşursa; icra mahkemesi, işlemi kanuna ve olaya göre aykırılık da tespit ederse, işlemi iptal eder.

İtirazın İptali Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Asliye Hukuk Mahkemesi tarafına yazılan bir dilekçe ile dava açılır. Davaya konu olan sebep belirtilmeli ve icra hukukundaki dosya delil olarak gösterilmelidir. İtirazın haksızlığının tespiti ile iptaline karar verilmesi talep edilir.

İtirazın İptali Davasının Açılma Süresi

İtirazın tebliğ edildiği tarih itibari ile bir yıl içerisinde mahkemeye başvurularak itirazın iptali davası için dilekçe yazılır. İtiraz alacaklıya talep edilmediği sürece bu bir yıllık süreç başlamaz. Tebliğ tarihi itibariyle bir yıl geçerlidir. Bu bir yılı kaçıran alacaklı ise iptal davasını açamaz ayrıca icra sürecini da artık takip edemez. Elinde kalan son şans ise alacağını genel hükümler çerçevesinde dava etmektir. Eğer elinde belgeleri varsa bunları ispat niteliğinde kullanabilir.

 

İtirazın İptali Davasında Arabuluculuk

İtirazın iptali davaları zorunlu arabuluculuğa tabi olmak durumundadır. Davadan önce arabulucuya başvuru yapılması zorunlu bir şarttır. Dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerekir. Eğer arabulucuya başvurulmazsa, dava dosyasında arabulucu evrakları bulunmazsa ve herhangi bir alacak tespit edilmezse de davanın kötü niyetli olarak açıldığına karar verilip tazminat ödenmesine hükmedilir.

İtirazın İptali Davasında Vekâlet Ücreti

İcra takibine konu olan tutarın %10’u oranında vekâlet ücreti alınmaktadır. İtirazın iptali davası nisbi vekâlet ücreti içerir. İtirazın kaldırılması ise maktu olarak hesaplanır. Dava bittiği halde karşı taraf avukata borcunu ödememişse, avukat %10’unu icra takibi yaparak karşı taraftan tahsil edebilir.

İtirazın İptali Davasında İspat Yükü

İspat yükü tamamen alacaklıdadır. Çünkü borçlunun olmayan borcu ispat etmesi, yani yok olan bir şeyi göstermesi mümkün değildir. Bu yüzden ispat yükü tamamıyla alacaklıya aittir. Böylece alacaklı borcun varlığını bir şekilde kanıtlamak zorundadır.

T.C.
YARGITAY

3. Hukuk Dairesi

Esas No: 2022/8307

Karar No: 2023/168

Karar Tarihi: 21-02-2023

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – SENETLE İSPATI GEREKEN HUSUSLARDA KARŞI TARAFIN AÇIK MUVAFAKATİ HÂLİNDE TANIK DİNLENEBİLECEĞİ – DAVALI TARAFIN SAVUNMASINI YAZILI DELİLLE İSPATLAYAMADIĞI – HÜKMÜN ONANMASI

ÖZET: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200 üncü maddesi; “(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. “ şeklinde olup 6100 sayılı Kanun’un 201 inci maddesinde ise “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.” düzenlemesi bulunmaktadır. Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiğinin, davalı tarafın savunmasını yazılı delille ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.


(6098 S. K. m. 39, 352) (6100 S. K. m 200, 201) (YHGK. 28.05.2008 T. 2008/6-369 E. 2008/394 K.)
 
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
 
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
 
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
 
I. DAVA
 
Davacı; 15.01.2020 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile kiracı olan, davalının 14.02.2020 tarihli tahliye taahhüdü ile taşınmazı 15.01.2021 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiğini, davalının 15.01.2021 tarihinde taşınmazı tahliye etmemesi üzerine aleyhine icra takibi başlattığını, davalının tahliye emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
 
II. CEVAP
 
Davalı; tahliye taahhüdünü iki nüsha olarak kira sözleşmesi ile birlikte tarih koymadan imzaladığını, tarihin davacı tarafından daha sonra ve maddi gerçekliğe aykırı olarak taahhütnameye eklendiğini,

 

 

 

 

 

 




(6098 S. K. m. 39, 352) (6100 S. K. m 200, 201) (YHGK. 28.05.2008 T.
2008/6-369 E. 2008/394 K.)
 
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan
yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
 
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye
Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
 
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;
kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön
inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik
Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
 
I. DAVA 
tahliye taahhütnamesinin kanunun emredici kurallarına aykırı olarak düzenlendiğini, uzun süre ile kullanacağı gerekçesiyle kiraladığını ve yüksek miktarda masraf yaptığını, kira ilişkisinin devam ettiğini, yeni döneme ilişkin kira ve aidat ödemelerini yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
 
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
 
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla: taraflar arasında dava konusu taşınmazın kiralanması amacıyla 15.01.2020-15.01.2021 tarihleri arasını kapsar şekilde kira sözleşmesinin akdedildiği, davalının tahliye taahhütnamesi ile dava konusu taşınmazı 15.01.2021 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiği, davalının imzaya itirazının olmaması nedeniyle tahliye taahhütnamesinin geçerli olduğu, davalının tahliye tarihi ile kira sözleşmesinin aynı tarihli olduğu iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kiralanandan, tahliyesine karar verilmiştir.
 
IV. İSTİNAF
 
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
 
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
 
B. İstinaf Sebepleri
 
Davalı vekili dilekçesinde; tahliye taahhüdünün kira sözleşmesi ile birlikte imzalandığını ve kira sözleşmesinin eki gibi görüldüğü için taahhütnameye ayrıca tarih yazılmadığını, tahliye taahhütnamesinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak düzenlendiğini, deliller toplanmadan ve tanıklar dinlenmeden karar verildiğini ileri sürerek; kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
 
C. Gerekçe ve Sonuç
 
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takibe dayanak yapılan ve hükme esas alman. 15.01.2020 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli, çelik çatılı kapalı depo işyeri niteliğindeki kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı kiracı şirketin adi yazılı olarak 14.02.2020 tarihinde düzenlediği tahliye taahhütnamesi ile kiracı olarak oturduğu yeri 15.01.2021 tarihinde tahliye edeceğini kabul ve taahhüt ederek taahhütnameyi imzaladığı, kural olarak kira ilişkisi kurulduktan sonra verilen tahliye taahhütnamesinin kiracının serbest iradesi ürünü olduğunun kabul edileceği, davacı kiraya veren şirket vekilinin 14.02.2020 düzenleme, 15.01.2021 tahliye tarihli, tahliye taahhütnamesine dayanarak yasal süresinde tahliye talepli icra takibi başlattığını, kira sözleşmesinin süresinin sözleşmenin taraflarınca her zaman uzaltılıp kısaltılabileceğini, kiracı tarafından, tarih yazılmadan boş kağıda, beyaza imza atılması halinde boş kağıdın üzerinin kiraya veren tarafından nasıl ve ne şekilde doldurulacağının imza eden kiracı tarafından kabul edildiğinin kabulü gerektiği, tahliye taahhütnamesinin verildiği tarihten itibaren 6098 Sayılı TBK’nın 39 uncu maddesi gereğince taahhütnamenin iptali için bir dava da açılmadığı, tanzim tarihi bulunmasa da tahliye taahhüdünde “içinde kiracı olarak bulunduğum” ibaresinin yazılması nedeni ile kira sözleşmesinden daha sonra düzenlendiği anlaşılan tahliye taahhüdünün geçerli olduğu gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
 
V. TEMYİZ
 
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
 
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
 


 
Davacı; 15.01.2020 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile kiracı olan,
davalının 14.02.2020 tarihli tahliye taahhüdü ile taşınmazı 15.01.2021
tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiğini, davalının 15.01.2021 tarihinde
taşınmazı tahliye etmemesi üzerine aleyhine icra takibi başlattığını,
davalının tahliye emrine itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız
olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının dava
konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
 
II. CEVAP
 
Davalı; tahliye taahhüdünü iki nüsha olarak kira sözleşmesi ile birlikte
tarih koymadan imzaladığını, tarihin davacı tarafından daha sonra ve maddi
gerçekliğe aykırı olarak taahhütnameye eklendiğini,

 
B. Temyiz Sebepleri
 
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
 
C. Gerekçe
 
I. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
 
Uyuşmazlık, tahliye taahhütnamesine dayalı olarak başlatılan icra takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
 
2. İlgili Hukuk
 
1-6098 sayılı I ürk Borçlar Kanununun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: “Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene kartı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. “
 
2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 28.05.2008 tarihli ve 2008/369 E., 2008/394 K. sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir;
 
“…Öncelikle belirtilmelidir ki, boş olarak altı imzalanıp verilen bir belgenin üstünün taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının tanıkla ispatının olanaklı olmadığında; ancak yazılı delille ispatı gerektiğinde ve yazılı delil de yoksa dayanılmış olması koşuluyla yemin delilinin söz konusu olabileceğinde uyuşmazlık bulunmamaktadır,… “
 
3-Yine 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200 üncü maddesi; “(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. “ şeklinde olup 6100 sayılı Kanun’un 201 inci maddesinde ise “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.” düzenlemesi bulunmaktadır.
 
3.Değerlendirme
 
Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiğinin, davalı tarafın savunmasını yazılı delille ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
 
VI. KARAR
 
Açıklanan sebeplerle;
 
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunumun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
 
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
 
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine  
gönderilmesine.
 
21.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Paylaş

Son Yazılar

Bize Mesaj Gönderin

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?