Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

TAZMİNAT İSTEMİ - DAVALININ DAVA DIŞI ŞİRKETİN BORÇLARINDAN DOLAYI SGK PRİM BORCU HACİZ ÖDEMESİ İZİN İHBAR KIDEM TAZMİNATI ÖDEMESİ OLMAK ÜZERE ÖDEME YAPTIĞI - DAVALININ FAZLA TAHSİLATI OLAN YÖNÜNDEN DAVANIN KABULÜ GEREĞİ - HÜKMÜN BOZULMASI.

T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2022/4091
    Karar No: 2022/6139
    Karar Tarihi: 23.06.2022
    TAZMİNAT İSTEMİ – DAVALININ DAVA DIŞI ŞİRKETİN BORÇLARINDAN DOLAYI SGK PRİM BORCU HACİZ ÖDEMESİ İZİN İHBAR KIDEM TAZMİNATI ÖDEMESİ OLMAK ÜZERE ÖDEME YAPTIĞI – DAVALININ FAZLA TAHSİLATI OLAN YÖNÜNDEN DAVANIN KABULÜ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI. ÖZET: Mahkemece; davalının, dava dışı şirketin borçlarından dolayı … TL SGK prim borcu, … TL
    SGK prim borcu, … haciz ödemesi, … TL izin-ihbar-kıdem tazminatı ödemesi olmak üzere toplam
    …TL ödeme yaptığı, bunun davacının kontrgaran olduğu ve tahsil edilen …TL’den çok fazla olduğu
    belirtilmiş ise de; davalının haciz ihbarnamesi üzerine ödediği … TL haciz ödemesinin dava dışı
    şirkete olan borcu olduğu, bunun dışında prim vs. ödemesi toplamının … TL olduğu ve bunun da …
    TL’den daha az olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; davalının fazla tahsilatı olan … TL yönünden
    davanın kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmiş olması
    doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    (1086 S. K. m. 428, 440) (6100 S. K. Geç. m. 3)
    Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine
    yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz
    dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Davacı; davalı şirket tarafından açılan temizlik ihalesinde işin dava dışı … Hizmet Yönetim Temizlik
    ve Ticaret A.Ş. tarafından üstlenildiğini, … A.Ş. tarafından bu ihale nedeni ile 07/11/2011 tarihli,
    400.000 TL değerindeki teminat mektubunun davalı şirkete verildiğini, kendisinin de bu teminat
    mektubuna kefil olduğunu, davalı şirket tarafından teminat mektubunun paraya çevrildiğini, nakde
    çevrilen teminat mektubu bedelinin tarafınca kefil sıfatıyla bankaya ödendiğini; ancak, dava dışı ….
    A.Ş. ile yapılan görüşmelerde borcun, teminat mektubu miktarının çok altında olduğunun anlaşıldığını,
    gerekli bilgi ve belgenin elde edilememesi nedeni ile net bir şekilde borçlu olunan miktarın tespit
    edilemediğini, bunun dava dışı şirketle davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu ortaya
    çıkacağını, davalının ise, dava dışı şirketin ödemesi gereken miktar ile teminat mektubu arasındaki fark
    kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; şimdilik 10.000 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş; ıslah ile
    talebini 400.000 TL’ye yükseltmiştir.
    Davalı; davanın zamanaşımına uğradığını, teminat mektubuna dair ilişkinin davacı, banka ve dava dışı
    …. A.Ş. arasında olduğunu, bankaya yapılan ödemenin tahsili için dava dışı ….A.Ş.ye davanın
    yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece; davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafın temyizi üzerine; Dairece verilen,
    03/03/2021 tarihli ve 2020/11782 E. – 2021/2256 K. sayılı kararla, “…1- Somut olayda mahkemece;
    davacının dava dışı ….A.Ş. lehine bankanın verdiği teminat mektubunda kefil olması sebebi ile
    kontgaran konumunda olduğu, kontrgaranın ödediği teminat mektubu bedelinin iadesini lehtardan
    isteyebileceği, yani davacının bu davayı lehine teminat verdiği …A.Ş.’ye açması gerektiği gerekçesiyle
    ve bu gerekçe yerinde görülmezse de SGK tarafından dava dışı …A.Ş’nin 5.000.000,00 TL prim
    borcunun olduğunun bildirildiği, üst işveren olarak davalının bu borçlardan da sorumlu olacağı için
    400.000,00 TL tutarlı teminat mektubunu paraya çevirmesinde hukuka aykırılık olmadığı, teminat

borçlusundan fazladan tahsilatının da olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin gerekçesine göre, dava hem husumet yokluğu nedeni ile usulden, hem de teminat
mektubunun haksız tahsil edilmediği gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.
Oysaki, mahkemece; açılan dava öncelikle usul kuralları uyarınca incelenip değerlendirilmeli, usul
hükümleri uyarınca davanın reddi mümkün ise usul yönünden davanın reddine karar verilmeli, aksi
takdirde davanın esasına girilip esas hakkında bir karar verilmelidir. Buna göre; davanın usulden reddi
kararının yanında esastan da reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece; davacının dava dışı şirket adına ödeme yaptığı için bu şirketin yerine
geçerek fazladan ödediği bedelin iadesini davalıdan talep edebileceği, dava dışı R… A.Ş. ile davalı
şirket arasında imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca, davalı şirketin dava dışı R… A.Ş.’nin üst
işvereni konumunda olması nedeniyle dava dışı şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.
maddesi uyarınca yükümlendiği, çalışan işçilerin SGK primleri, kıdem-ihbar tazminatları, yıllık izin,
stopaj gibi ödemelerden dava dışı şirket gibi sorumlu olduğu; bilirkişi raporunda belirtildiği üzere,
davalı şirket tarafından dava dışı şirketin borçlarından dolayı 20/08/2013 tarihinde 81.818,42 TL SGK
prim borcu, 21/08/2013 tarihinde 118.877,10 TL SGK prim borcu, 21/08/2013 tarihinde 117.630,34
TL haciz ödemesi, 04/09/2013 tarihinde 186.968,08 TL izin-ihbar-kıdem tazminatı ödemesi olmak
üzere toplam 505.293,94 TL ödeme yapıldığı, bunun davacının kontrgaran olduğu ve tahsil edilen
400.000 TL’den çok fazla olduğu, kaldı ki SGK tarafından davalı şirkete gönderilen 05/07/2013 tarihli
yazıda dava dışı …A.Ş.’nin 5.000.000 TL prim borçlarının olduğunun bildirildiği, üst işveren olarak
davalı bu borçlardan da sorumlu olacağı için davalının 400.000 TL tutarlı teminat mektubunu paraya
çevirmesinde hukuka aykırılık olmadığı gibi teminat borçlusundan fazladan tahsilatı da olmadığı
gerekçesiyle, davanın esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik
bulunmamasına göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Dava, dava dışı R… A.Ş.’nin davalı şirket ile imzaladığı sözleşme uyarınca verildiği teminat
mektubunu bankaya kontrgaran olarak ödeyen davacının, teminat borçlusunun teminat alacaklısına
daha az borcu olduğu iddiasıyla fazladan tahsil edilen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; SGK Bursa Şubesinin, davalı şirkete göndermiş olduğu 05/07/2013 tarihli
yazısında, R… A.Ş.’nin muhtelif yıllara ait 5.000.000 TL prim borcunun bulunduğu, bu nedenle R…
A.Ş.’nin alacaklarından borç miktarınca haciz yapılmasını bildirdiği, R… A.Ş. ile davalı şirket
arasındaki sözleşmenin 31/07/2013 tarihinde sonlandırıldığı, davalının R… A.Ş. den almış olduğu
400.000 TL tutarındaki kesin banka teminat mektubunun tamamını 16/08/2013 tarihinde paraya
çevirdiği, teminat mektubunun paraya çevrildiği 16/08/2013 tarihi itibariyle davalının ticari
defterlerinin incelenmesi sonucu dava dışı R… A.Ş.’nin cari hesabının 117.630,34 TL alacak bakiyede
olduğu, haciz bildirisi sonucu borçlu R… A.Ş.’nin sözkonusu alacağı olan 117.630,34 TL’nin
21/08/2013 tarihinde haciz ödemesi olarak davalı şirket tarafından ilgili kuruma ödendiği, daha sonraki
tarihlerde davalının, R… A.Ş. nin SGK’ya olan prim borçlarını ve çalışanlarına ait izin-ihbar-kıdem
tazminatlarını ödediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; her ne kadar, davalının, dava dışı şirketin borçlarından dolayı 20/08/2013 tarihinde
81.818,42 TL SGK prim borcu, 21/08/2013 tarihinde 118.877,10 TL SGK prim borcu, 21/08/2013
tarihinde 117.630,34 TL haciz ödemesi, 04/09/2013 tarihinde 186.968,08 TL izin-ihbar-kıdem
tazminatı ödemesi olmak üzere toplam 505.293,94 TL ödeme yaptığı, bunun davacının kontrgaran
olduğu ve tahsil edilen 400.000 TL’den çok fazla olduğu belirtilmiş ise de; davalının haciz ihbarnamesi
üzerine ödediği 117.630,34 TL haciz ödemesinin dava dışı şirkete olan borcu olduğu, bunun dışında
prim vs. ödemesi toplamının 387.663,60 TL olduğu ve bunun da 400.000 TL’den daha az olduğu
anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece; davalının fazla tahsilatı olan 12.336,40 TL yönünden davanın kabulü

gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru
görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nın 428. maddesi gereğince davacı yararına
BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 Sayılı
HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 Sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden
itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.06.2022 tarihinde oybirliği
ile karar verildi.

Paylaş

Son Yazılar

Bize Mesaj Gönderin

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?