T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/3343
Karar No: 2022/4654
Karar Tarihi: 17.05.2022
İTİRAZIN İPTALİ VE TAHLİYE DAVASI – TEMYİZ EDİLEN HÜKMÜN VERİLDİĞİ TARİHTE UYUŞMAZLIĞA KONU KİRA İLİŞKİSİNDEN DOĞAN DİĞER DAVADA ÜÇ AYLIK KİRA TUTARININ KESİNLİK SINIRININ ALTINDA KALMASI – TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ
ÖZET: 6763 sayılı Kanun ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen Ek Madde 1; “200
üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından
geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca … Bakanlığınca her yıl tespit ve
ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların
on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal
sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki
parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.” hükmünü
içermektedir. Açıklanan bu kanun hükümleri uyarınca; temyiz edilen hükmün verildiği tarihte kesinlik
sınırı 107.090 TL olup, uyuşmazlığa konu kira ilişkisinden doğan diğer davada üç aylık kira tutarı, bu
sınırın altındadır. Temyiz kabiliyeti olmayan kararların temyiz istemleri hakkında, 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanunu’nun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi uyarınca Yargıtay tarafından temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Hal böyle
olunca, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
(6100 S. K. m. 362, 366, Ek m. 1)
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali ve tahliye davasının kabulüne dair
verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda;
davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı
vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
4/2/2011 Tarihli ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 1/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Temyiz edilemeyen kararlar” başlıklı 362 nci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi; “4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel
kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar” hükmünü
içermekte olup, açıklanan bu düzenleme ile kira ilişkisinden doğan ve aynı Kanunun 4 üncü maddesi
uyarınca sulh hukuk mahkemesinde görülen davalarda verilen kararlar hakkında temyiz yoluna
başvurulamayacağı kabul edilmiştir.
Ne var ki, 5/8/2017 tarihli ve 30145 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte
yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu’nun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin başına; “Kira ilişkisinden doğan ve
miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları hariç olmak üzere” ibaresi eklenerek;
kira ilişkisinden doğan alacak davaları, malvarlığı davaları gibi telakki edilmiş ve istinaf kanun
yolunda kesinleşme yahut temyiz kanun yoluna başvurabilme konusunda, alacağın miktar veya
değerinin esas alınması ilkesi benimsenmiştir.
Yine 28/7/2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren
7251 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine; “temyiz edilebilen alacak davaları” ibaresinden sonra
gelmek üzere “ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde
olanlar” ibaresi eklenerek, kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının
üzerinde olanların temyize tabi olacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 6763 sayılı Kanun ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen Ek Madde 1;
“200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı
başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca … Bakanlığınca her
yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde
belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341
inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki
miktar esas alınır.” hükmünü içermektedir.
Açıklanan bu kanun hükümleri uyarınca; temyiz edilen hükmün verildiği tarihte kesinlik sınırı 107.090
TL olup, uyuşmazlığa konu kira ilişkisinden doğan diğer davada üç aylık kira tutarı, bu sınırın
altındadır. Temyiz kabiliyeti olmayan kararların temyiz istemleri hakkında, 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanunu’nun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi uyarınca Yargıtay tarafından temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Hal böyle olunca, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, peşin alınan
temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir
örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar
verildi.
