T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/484
Karar No: 2017/1359
Karar Tarihi: 09.02.2017
KİRALANANIN TAHLİYESİ İSTEMİ – İTİRAZIN KALDIRILMASINA VE TEMERRÜT NEDENİYLE DAVALI KİRACININ TAHLİYESİNE KARAR
VERİLMESİ GEREKTİĞİ – TEMERRÜDÜN GERÇEKLEŞMEDİĞİ GEREKÇESİYLE DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİ – HÜKMÜN
BOZULMASI
ÖZET: Mahkemece, dava tarihi itibariyle davacı alacaklının alacağı belirlenmek ve sonraki ödemeler
de gözönünde bulundurulmak suretiyle itirazın kaldırılmasına ve temerrüt nedeniyle davalı kiracının
tahliyesine karar verilmesi gerekirken davalının borcunun kalmadığı, ödemenin sehven unutulduğu,
temerrüdün gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
(2004 S. K. m. 366)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine,
Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın
tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından
temyiz edilmiştir.
Davacı, borçlunun 01/07/2009 tarihinden bu yana Cumhuriyet Alanı No:10 Kat:2’deki büroda kiracısı
olduğunu, 01/07/2014 tarihine kadar kirasını hep gecikmeli ve eksik olarak ödediğini, 01/07/2014
tarihinde isteği üzerinde aralarında yeni bir kira sözleşmesi imzalandığını, kira sözleşmesinde kiranın
her ayın sonunda yatırılacağının açıkça yazıldığını, borçlunun 01/07/2014 tarihli kira kontratı
gereğince 12/09/2014 tarihinde peşin olarak kira borcunu ödediği iddiasının doğru olmadığını,
davalının ödediği iddia ettiği kira borcunun 2013-2014 yılına ait kira borcu olduğunu, davalının
kirasını hiçbir zaman sözleşmede belirtilen miktarda ödemediğini, davalının 2.280,00 TL bedeli hesaba
yatırırken 2014-2015 yılına ait kiradır şeklinde şerh düştüğünü, bunun gerçeği yansıtmadığını, borcunu
ödememek için kötü niyetle oluşturmak istediği bir gerekçe olduğunu belirterek, davalı borçlunun
itirazının kaldırılmasına, %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve davalının
taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; takip konusu 01/07/2014-01/07/2015 dönemi kira bedelinin peşin olarak alacaklının banka
hesabına ödendiğini, 01/07/2015-01/09/2015 dönemine ait kira bedelinin de ödendiğini belirterek
davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının 01/07/2014-01/07/2017 tarihlerini kapsayan kira sözleşmesi nedeni ile davacıya
borcunun olmadığı, kira bedelini peşin olarak davacının Ziraat Bankası’ndaki vadesiz hesabına
yatırdığı sadece sehven 300,00 TL’yi eksik bıraktığı ve bunu da yargılama devam ederken tamamladığı
gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01/07/2014 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli, aylık 250,00 TL bedelli yazılı kira
sözleşmesinin varlığı, aylık kira bedellerinin her ayın sonunda ödeneceği hususunda uyuşmazlık
bulunmamaktadır. Davacı alacaklı, 15/09/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 01/07/2014 ila
01/09/2015 dönemine ait aylık 250,00 TL den toplam 3.750,00 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş,
ödeme emri 16/09/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /2
2015 yılı Eylül ayına ait kira bedelinin takip tarihi itibariyle muaccel olmadığını, 2014-2015 dönemine
ait kira bedelinin alacaklının banka hesabına ödenmiş olduğunu, 2015 yılı Temmuz, Ağustos ayı kira
bedellerinin ödeneceğini belirterek borca itiraz etmiştir. Davalı borçlu, kira sözleşmesindeki imzasına
ve aylık kira miktarına itiraz etmediğine göre takip konusu kira alacağını ödediğini yazılı belge ile
kanıtlamalıdır. Davalı borçlu tarafından ibraz edilen ödeme belgelerinden 15/09/2014 tarihinde …
2014-2015 arası kira bedeli açıklaması ile 2.280,00 TL, 01/10/2014 tarihinde de işyeri kirası
açıklaması ile 420,00 TL olmak üzere toplam 2.700,00 TL 01/07/2014-30/06/2015 arası dönem için
ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı borçlu, yasal 30 günlük ödeme süresinden sonra 23/10/2015 tarihinde
alacaklının banka hesabına 2015/7, 8, 9, 10, 11, 12. ay kira ücreti açıklaması ile 1.500,00 TL ödeme
yaptığı anlaşılmıştır. Buna göre davalı borçlunun 2014-2015 dönemine ait 300,00 TL kira bedelini
takip tarihi itibariyle ve yasal ödeme süresi içinde ödemediği sabit olup temerrüt gerçekleşmiştir.
Mahkemece, dava tarihi itibariyle davacı alacaklının alacağı belirlenmek ve sonraki ödemeler de
gözönünde bulundurulmak suretiyle itirazın kaldırılmasına ve temerrüt nedeniyle davalı kiracının
tahliyesine karar verilmesi gerekirken davalının borcunun kalmadığı, 300,00 TL ödemenin sehven
unutulduğu, temerrüdün gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve
6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi
uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının
tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin
harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi
