Resmi belgede sahtecilik suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 204 ve 205. maddeleri altında ciddi yasal yaptırımlar içeren bir suçtur ve bireylerin haklarında sahte bilgi oluşturmak veya mevcut bilgiyi değiştirmek amacıyla resmi belgeleri düzenlemesini veya kullanmasını ifade eder. Bu suçun cezası, suçun niteliğine ve sonuçlarına bağlı olarak değişebilir, genellikle hapis cezasıyla sonuçlanır.Türk Ceza Kanunu’na göre, resmi belgede sahtecilik suçunu işleyen kişilere hapis cezası verilir. Suçun türüne ve işlenme şekline bağlı olarak ceza miktarı değişiklik gösterebilir. Ayrıca, sahtecilik suçundan dolayı maddi ve manevi zararlara da sebep olabilir.
T.C.
Bölge Adliye Mahkemesi
İstanbul 33. Ceza Dairesi
Esas No: 2024/1253
Karar No: 2024/1957
Karar Tarihi: 11-06-2024
SAHTE BELGE DÜZENLEME SUÇU – BELGELER ÜZERİNDEKİ İMZALARIN SANIK EL ÜRÜNÜ OLUP OLMADIĞINA İLİŞKİN GRAFOLOJİ İNCELEMESİ
YAPILMASI SONUCUNA GÖRE SANIĞIN HUKUKİ DURUMUNUN BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ GÖZETİLMEDEN EKSİK İNCELEME İLE KARAR VERİLMİŞ OLMASI – İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜ
ÖZET: Sanığa atfen atılı ıslak imzaları içeren, işe başlama bildirgesi, yoklama fişleri, SMMM
sözleşmesi, kira sözleşmesi, fatura teslim tutanağı vb. Belgeler üzerindeki imzaların sanık el ürünü
olup olmadığına ilişkin grafoloji incelemesi yapılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun
belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması esasa etki eden eksiklikler
olarak kesin hukuka aykırılık kabul edilerek verilen karar Yasaya aykırı görülmüş olup, istinaf
başvurusu yerinde görülmekle, CMK’nun 280/1-e maddesi uyarınca, hükmün bozulmasına karar
verilmiştir.
(5271 S. K. m. 48, 232, 280) (5237 S. K. m. 7)
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve
kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve
kovuşturma sonuçlarına uygun olarak, duruşmasız inceleme yapılması gerektiği kanaatine varılmakla;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanığın Defter-Belgeleri Gizleme suçundan hakkında verilen mahkumiyet kararına karşı yapmış
olduğu istinaf başvurusunun incelenmesi sonucunda;
1-İlk dereceli Mahkemenin Karar başlığında CMK 232/2-c maddesi gereğince suç tarihinin 12/08/2021
tarihi yazılması gerekirken yazılmamış olması,
2-7394 SK 4. maddesi ile eklenen ” Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın
bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir” fıkra hükmünün mevcut olduğu,
yerleşik Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararlarına göre sırf defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle
somut maddi zarar oluşmadığı, kesilse dahi usulsüzlük, özel usulsüzlük, cezalarının idari yaptırım
niteliğinde cezalar olduğu gibi defter ve belgelerin ibraz zorunluluğundan kaynaklı Tarh edilen vergi
ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın bulunmadığı, ayrıca 7394 SK 4. maddesi ile eklenen “
Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza
yarı oranında indirilir” hükmünün TCK nun 7/2 fıkrası uyarınca sanık lehine olduğu nazara alınarak
sanığa verilen cezadan 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması esasa
etki eden eksiklikler olarak kesin hukuka aykırılık kabul edilerek verilen karar Yasaya aykırı görülmüş
olup, istinaf başvurusu yerinde görülmekle, CMK’nun 280/1-e maddesi uyarınca, HÜKMÜN
BOZULMASINA,
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /2
Sanığın Sahte Belge Düzenleme suçundan hakkında verilen mahkumiyet kararına karşı yapmış olduğu
istinaf başvurusunun incelenmesi sonucunda;
1-İlk dereceli Mahkemenin Karar başlığında CMK 232/2-c maddesi gereğince suç tarihinin31/04/2016
tarihi yazılması gerekirken eksik yazılmış olması,
2- Sanık hakkında Edirne 1.Aslcm’nin 2017/627 Esas 2018/496 Karar sayılı dosyadan mükerrir olduğu
anlaşılmakla, sanığa verilen cezanın TCK’nin 58/6 maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü
infaz rejimine göre çektirilmesine ayrıca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri
uygulanmasına karar verilmiş ise de, sanığa isnat edilen suçun suç tarihinin 31/12/2016 tarihi olup söz
konusu ilamın kesinleşme tarihinin 26/04/2018 olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak
Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/158 Esas -2007/315 Karar sayılı 20/10/2013 yerine getirme
tarihli 2 Yıl 2 Ay 20 Gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanık alınan savunmasında; 2016 yılında …. isimli şahıs bana İstanbul’da tanıdıklarının olduğunu
beni işe sokacağını söyledi. Beni İstanbul’a götürdüler …. isimli şahıs beni İstanbul 15. Notere götürdü,
vekaletname aldılar, iki tane fotoğraf aldılar, sigortanı başlatacağız maaşını da hesabına yatıracağız
dediler. Kendilerinde çok iş olduğunu bekçi, temizlikçi lazım olduğunu, benimde bu işleri yapacağımı
söylediler, daha sonrasında ben Edirne’ye geldim, şahıs beni bir daha aramadı. Bir yıl sonra bana vergi
dairesinden kağıtlar gelmeye başladı, ben herhangi bir şirket kurmadığım için ne olduğunu
anlayamadım ancak kesinlikle ben suça konu eylemleri gerçekleştirmedim, bu şahıs benim adıma
şirket açıp sahte fatura kesmiş” şeklindeki savunmasının denetlenmesi amacıyla ve suçların unsurları
ile maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için; yetkilisi olduğu mükellefiyete ait tarh
dosyası aslı bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden getirttirilip içerisinde başka bir kimseye verdiği
vekalet bulunup bulunmadığı araştırılması, sanığın savunmasında adı geçen kişilerin kimliğinin tespiti
halinde duruşmaya celbi sağlanarak CMK 48. Madde gereğince tanıklıktan çekilme hakkı da
hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenilmesi, faturaları kullanan şirket yetkilileri, faturaları basan matbaa
sahibi, çalışan, varsa kiraya verenin ve sanığın adına kurulan şirket muhasebecisinin dinlenerek sözü
edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları, yönetici olarak
kiminle muhatap oldukları hususlarının ilgilisine göre sorulması, Sanığın şirket kurmadığını savunması
karşısında sanığın savunmasının denetlenmesi amacıyla yetkilisi olduğu mükellefiyete ait tarh dosyası
aslı bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden, fatura teslim belgesinin ise ilgili matbaadan istenilerek
içerisinde bulunan ve sanığa atfen atılı ıslak imzaları içeren, işe başlama bildirgesi, yoklama fişleri,
SMMM sözleşmesi, kira sözleşmesi, fatura teslim tutanağı vb. Belgeler üzerindeki imzaların sanık el
ürünü olup olmadığına ilişkin grafoloji incelemesi yapılması, sonucuna göre sanığın hukuki
durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması esasa etki
eden eksiklikler olarak kesin hukuka aykırılık kabul edilerek verilen karar Yasaya aykırı görülmüş
olup, istinaf başvurusu yerinde görülmekle, CMK’nun 280/1-e maddesi uyarınca, HÜKMÜN
BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine
GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 11/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
