Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

5607 SAYILI YASAYA MUHALEFET SUÇU – MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNİN VE CEZANIN İNFAZINDAN SONRA DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA KARAR VERİLMESİ İLE YETİNİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

T.C.
YARGITAY

  1. Ceza Dairesi
    Esas No: 2021/11150
    Karar No: 2022/16317
    Karar Tarihi: 09.11.2022

5607 SAYILI YASAYA MUHALEFET SUÇU – MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ
REJİMİNİN VE CEZANIN İNFAZINDAN SONRA DENETİMLİ SERBESTLİK
TEDBİRİNİN UYGULANMASINA KARAR VERİLMESİ İLE YETİNİLMESİ
GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: Sanık …’ın tekerrüre esas alınan mahkumiyetine ilişkin Gaziantep 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin
2010/1372 Esas, 2011/875 Karar sayılı ilamında TCK’nun 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit
suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile
değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; bu suç
yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden araştırılarak sonucuna
göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk
bulunması ile sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, TCK’nun

  1. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına
    yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz
    rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi
    gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik
    tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde denetimli
    serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi bozmayı gerektirmiştir.
    (5607 S. K. m. 3, 5, Geç. m. 12) (5237 S. K. m. 7, 43, 52, 53, 58, 106) (5275 S. K. m. 109) (5271 S. K.
    m. 253) (Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük m. 51) (ANY. MAH. 08.10.2015 T.
    2014/140 E. 2015/85 K.) (YCGK 08.04.2014 T. 2013/7-591 E. 2014/171 K.)
    Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine
    göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
    I) Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin yokluğunda verilen 27.05.2015 tarihli kararın anılan
    kuruma 29.06.2015 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, katılan vekilinin 10.07.2015 havale tarihli
    ek temyiz dilekçesinin süresinden sonra verildiği, 24.06.2015 tarihli temyiz dilekçesinin ise
    münhasıran nakil aracının iadesine yönelik karar ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
    Yapılan yargılamaya toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre
    katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün nakil
    aracının iadesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
    II) Sanıklar … ile …’nin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
    1) Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11/04/2013 tarihli Resmi
    Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi
    kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak
    yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan
    Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
    Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı
    Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması

halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.”
şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile
değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin
pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545
ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10,
3/22, 5/2. madde ve fıkralarının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak
suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242
sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek
sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2) 24/11/2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa
Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı ile 5237 sayılı
TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden
değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1) Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas,
2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları
belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı,
fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği,
olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık
…’ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve
hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi
bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 02.08.2013, iddianame düzenleme
tarihinin 13.09.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında halen derdest olan Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/1703
Esas sırasında kayıtlı olan dosyada suç tarihlerinin 15.07.2013 ile 06.05.2013, iddianame düzenleme
tarihlerinin ise 22.08.2013 ile 16.04.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun
niteliğine göre sanık …’ın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde
kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların
incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun
değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Sanıklar hakkında doğrudan hükmolunan adli para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken 5237
sayılı TCK’nun 52/4, 5275 sayılı Yasanın 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51. maddelerine aykırı olarak sanıkların aleyhine ve infaz
yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının hükmün kesinleşme tarihinden itibaren
taksitlendirilmesine karar verilmesi,
3) Sanık …’ın tekerrüre esas alınan mahkumiyetine ilişkin Gaziantep 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin
2010/1372 Esas, 2011/875 Karar sayılı ilamında TCK’nun 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit
suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile
değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; bu suç
yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden araştırılarak sonucuna
göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk
bulunması ile sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, TCK’nun

  1. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına

yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz
rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi
gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik
tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde denetimli
serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ile …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,
hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.
maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)

Paylaş

Son Yazılar

Bize Mesaj Gönderin

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?