T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/371
Karar No: 2024/1471
Karar Tarihi: 11-03-2024
ECRİMİSİL VE EL ATMANIN ÖNLENMESİ DAVASI – HER BİR DAVACI YÖNÜNDEN DAVA DEĞERİNİN AYRI AYRI ELE ALINMASI GEREKTİĞİ –
İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURMA DİLEKÇESİNİN MİKTAR YÖNÜNDEN REDDİ – HÜKMÜN ONANDIĞI
ÖZET: Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile \”…ecrimisil
yönünden; davacıların her birinin davalılara ayrı ayrı dava açması mümkünken birlikte dava açtıkları,
bu nedenle her bir davacı yönünden dava değerinin ayrı ayrı ele alınması gerektiği, mahkemece her bir
davacı yönünden kabul edilen bedelin karar tarihi olan 22.06.2023 tarihindeki istinafi kabil karar
miktarı olan 17.830,00TL’ndan az olduğu….\” gerekçesiyle \”…davalı vekilinin istinaf kanun yoluna
başvurma dilekçesinin HMK’nın 345, 346/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca miktar yönünden reddine…\”
karar verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları
belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna
uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını
gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(4721 S. K. m. 683, 995) (6100 S. K. m. 341, 345, 346, 352, Ek m. 1)
Taraflar arasındaki ecrimisil ve el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda,
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine, 2 numaralı bağımsız bölüm
yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı
vekilinin istinaf dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz
şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne
karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin muris …’in mirasçıları olduğunu, 5215 ada
11 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin ise dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu;
ancak bu parselde bulunan bina nedeni ile muris adına tapu tahsis belgesinin bulunduğunu, taşınmazda
yer alan 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin kiraya verilmek suretiyle davalıların kazanç
sağladıklarını, 2 numaralı bağımsız bölümün ise kiraya verilmesinin davalılarca engellendiğini
belirterek, 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümler yönünden şimdilik 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin
murisin vefat tarihinden işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile 2 numaralı bağımsız
bölüme yönelik davalıların müdahalelerinin men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar yargılama aşamasında verdikleri beyan dilekçesinde özetle; sadece iki adet dairenin kiraya
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /3
verildiğini, diğer dairenin bakımsız olduğunu ve kiraya verilecek durumunun bulunmadığını, bu
bağımsız bölümler için masraf yaptıklarını, vergilerinin de kendilerince ödendiğini, davacılar adına
murisin eşi olan …’a kira bedellerinin gönderildiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 12.04.2022 tarihli
kaldırma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda verdiği 22.06.2023 tarihli ve 2022/543 Esas,
2023/216 Karar kararı ile \”… davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine…6.912,57TL ecrimisil
bedelinin davalılardan tahsili ile davacı …’e … 4.824,19TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsili ile
diğer davacılara ayrı ayrı ve tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyen yasal faizi ile verilmesine… 2
numaralı daire yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına…\” karar
verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar
vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin
kaldırma kararına uygun karar verilmediğini, davacıların muhatabının davalı kardeşleri … olduğunu,
diğer davalının …’in eşi olduğunu ve dava ile ilgisinin bulunmadığını, bilirkişi raporundaki
hesaplamaların eksik ve hatalı olduğunu, kira bedellerinin davacılar adına yine davacı … hesabına
ödendiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep
etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.12.2023 tarihli ve 2023/2943 Esas, 2023/2377 Karar sayılı kararı ile
\”…ecrimisil yönünden; davacıların her birinin davalılara ayrı ayrı dava açması mümkünken birlikte
dava açtıkları, bu nedenle her bir davacı yönünden dava değerinin ayrı ayrı ele alınması gerektiği,
mahkemece her bir davacı yönünden kabul edilen bedelin karar tarihi olan 22.06.2023 tarihindeki
istinafi kabil karar miktarı olan 17.830,00TL’ndan az olduğu….\” gerekçesiyle \”…davalı vekilinin
istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin HMK’nın 345, 346/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca miktar
yönünden reddine…\” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen karara karşı süresi içinde davalılar
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ek olarak; davacılar
tarafından ayrı ayrı dava açılmadığından dava yığılmasından bahsedilemeyeceğini, somut
uyuşmazlıkta mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi
kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe - Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir. - İlgili Hukuk
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci
fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, - 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 995 inci maddesi,
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun \”İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\” başlıklı 341
inci maddesinin (1) inci bendinde, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir,
ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı
istinaf yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 341 inci maddesinin (2) nci bendinde ise miktar veya değeri bin beş yüz Türk Lirasını
geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş; 02.12.2016 tarihli Resmi
Gazete’de yayımlanan 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı \”Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 41 inci maddesi\” ile de, maddede yer alan
\”binbeşyüz\” ibaresi, \”üçbin\” şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üç bin Türk
Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca
her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek 1 inci madde 2
nci fıkra gereğince, HMK’nın 341 inci maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında,
hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür. - Değerlendirme
- Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci
maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,
uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava
şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun
olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek
nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının
6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
