T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/1338
Karar No: 2022/2869
Karar Tarihi: 25.05.2022
İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – ARSA SAHİBİ DAVALILARIN SÖZLEŞME TARİHİNDEKİ HİSSELERİ ORANINDA HİSSELERİNE İSABET EDEN BEDELDEN SORUMLU OLACAKLARI DİKKATE ALINMADAN HÜKÜM KURULMASININ DOĞRU GÖRÜLMEDİĞİ -HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: Dava yapı denetim sözleşmesi nedeni ile ödenmeyen bedele yönelik başlatılan icra takibine
vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yalnızca davalı arsa sahipleri yönünden verilen
kararın temyiz edilmesi üzerine davalı yüklenici şirketin kabul beyanı dikkate alınarak bu davalı
yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiği ve arsa sahiplerinin de hisseleri oranında sorumlu
tutulmaları gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamına
yanlış anlam verilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile yüklenicinin yapı denetim sözleşmesi
bedelinin tamamından, arsa sahibi davalıların ise sözleşme tarihindeki hisseleri oranında hisselerine
isabet eden bedelden sorumlu olacakları dikkate alınmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş
hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
(23. HD. 27.02.2017 T. 2015/8959 E. 2017/580 K.) (23. HD. 16.05.2018 T. 2017/1700 E. 2018/3192
K.)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden
dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine
ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 25.05.2022 gününde duruşma için tayin olunan günde tebligata
rağmen taraflar adına gelen olmadığından temyiz incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar
verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği
konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalılar arasında yapı denetimi hizmeti sözleşmesi imzalandığını,
müvekkili tarafından işin %90’ının da tamamlanmış olduğunu, sözleşme tarihinden 3 yıl geçmesine
rağmen davalının hiçbir ödemede bulunmadığını, davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini,
davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalıların haksız
itirazlarının iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava
etmiştir.
Davalı … İnşaat ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti., diğer davalıların yapı denetim firmasına
karşı sorumluluklarının olmadığını, müvekkili şirketin davanın muhattabı olduğunu, davacı şirket ile
hizmet bedelinden %40 oranında indirim yapılacağının kararlaştırıldığını, daha önceden yapılan
35.590,47 TL ödemenin mahsup edilmeden takibe başlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili; husumetin … İnşaat ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne yöneltilmesi
gerektiğini, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan iş nazara alınarak, 169.632,45 TL’nin davacılar tarafından hakedildiği, sözleşme
tarafının arsa sahipleri olduğu gerekçesiyle davanın … İnşaat ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
dışındaki diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve davalılar …, …, …, …,
…, … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/8959 E., 2017/580 K.
sayılı ilamı ile her ne kadar sözleşmenin yapı denetim şirketi ile arsa sahipleri arasında yapılması
kanunen şart olup muhatap arsa sahipleri ise de; diğer davalı yüklenici borcun tarafı olduğunu kabul
ettiğinden mahkemece bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,
sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden bozulmuş,
davalılar vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin
2017/1700 E., 2018/3192 K. sayılı ilamı ile TBK 162 uyarınca müteselsil borçluluk ya sözleşmeden ya
da kanundan kaynaklandığı, 4708 Sayılı Yapı Denetimi Kanunu’nda arsa sahiplerinin müteselsil
borçluluğu öngörülmediği, sözleşme ile de arsa sahipleri böyle bir yükümlülük altına girmedikleri,
hisseli malik olan arsa sahipleri hisseleri oranında yapı denetim ücretinden sorumlu tutulması
gerekirken, müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmadığı belirtilerek, davalı tarafın karar düzeltme
talebinin belirtilen konu ile sınırlı kabulüyle, önceki bozma ilamına ilave olarak belirtilen yönden
davalılar yararına bozulmasına karar verilmiş mahkemece uyulan bozma ilamına göre takip konusu
olan borçtan davalıların sorumluluğunun bilirkişi raporunda belirtilen davalıların hisseleri oranında
takip konusu borçtan sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava yapı denetim sözleşmesi nedeni ile ödenmeyen bedele yönelik başlatılan icra takibine vaki
itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yalnızca davalı arsa sahipleri yönünden verilen kararın
temyiz edilmesi üzerine davalı yüklenici şirketin kabul beyanı dikkate alınarak bu davalı yönünden de
kabul kararı verilmesi gerektiği ve arsa sahiplerinin de hisseleri oranında sorumlu tutulmaları gerektiği
belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamına yanlış anlam
verilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile yüklenicinin yapı denetim sözleşmesi bedelinin
tamamından, arsa sahibi davalıların ise sözleşme tarihindeki hisseleri oranında hisselerine isabet eden
bedelden sorumlu olacakları dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş
hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün, davalı
yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet
ücreti takdirine yer olmadığına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme
isteminde bulunulabileceğine, 25.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
