Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2022/12110
    Karar No: 2022/11576
    Karar Tarihi: 10.10.2022
    ALACAK DAVASI – ASIL İŞVEREN OLARAK KIDEM TAZMİNATINDAN
    DAVA DIŞI ALT İŞVERENLER İLE BİRLİKTE SORUMLU OLDUĞU – İHBAR
    TALEBİ HAKKINDA DEĞERLENDİRME YAPILMADAN HÜKÜM
    KURULMASI HUKUKİ DİNLENİLME HAKKINA AYKIRI OLDUĞU – KANUN
    YARARINA TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ
    ÖZET: Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davalı Sağlık Bakanlığı vekili
    tarafından …/…/…. tarihli dilekçe ile 6100 sayılı Kanun’un ilgili maddesi kapsamında dava dışı alt
    işverenlere davanın ihbarına yönelik aynı Kanun’un ilgili maddesinde öngörülen şekilde ve tahkikat
    sonuçlanmadan İlk Derece Mahkemesinden yazılı talepte bulunulmuştur. Davalı vekilinin dilekçesinde
    ihbarı istenen alt işveren şirketlerin unvan ve adresleri de belirtilmiştir. 3. Kararın İlgili Hukuk
    kısmının (6) ve (7) numaralı paragraflarında yer verilen yargı kararlarında da açıklandığı üzere, davalı
    Sağlık Bakanlığı vekilinin …/…/… tarihli ihbar talebi hakkında değerlendirme yapılmadan esas
    hakkında hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğundan, hatalıdır. Adalet
    Bakanlığıma 6100 sayılı Kanun’un ilgili maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz
    isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
    (6100 S. K. m. 27, 61, 62, 64, 363) (22. HD. 01.06.2020 T. 2017/26836 E. 2020/5128 K.)
    Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında davanın kabulüne karar
    verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet
    Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı asılın 01.05.2008 tarihinde davalı Sağlık Bakanlığının alt
    işvereni nezdinde işe başladığını, iş sözleşmesinin 30.06.2013 tarihinde emeklilik sebebi ile son
    bulduğunu; ancak tazminatının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsilini talep
    etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada husumetin sadece Bakanlığa yöneltilmesinin hatalı olduğunu,
    davacının nezdinde çalıştığı alt işveren şirketlerin de davada zorunlu dava arkadaşı olduğunun kabulü
    gerektiğini, Bakanlık tarafından kanuni düzenlemelere göre kıdem tazminatı ödenmesinin mümkün
    olmadığını, talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar
    verilmesini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş sözleşmesinin emeklilik
    nedeniyle son bulduğunu, davalı Sağlık Bakanlığının asıl işveren olarak kıdem tazminatından dava dışı
    alt işverenler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle kesin olarak davanın

kabulüne karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet
Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı; davalı vekilinin, davanın dava dışı alt işveren şirketlere ihbarı talebi hakkında bir
işlem yapılmamasının hukuki dinlenilme hakkım kısıtladığını belirterek İlk Derece Mahkemesi
kararının kanun yararına bozulması istemi ile kanun yararına temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık; davalı vekilinin, davanın dava dışı alt işverenlere ihbarı talebinin değerlendirilmesi
    gerekip gerekmediğine ilişkindir.
  2. İlgili Hukuk
  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci
    fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden
    geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek
    Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
  4. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin
    ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan
    kaldırmaz.
  5. 6100 sayılı Kanun’un “Hukuki dinlenilme hakkı” kenar başlıklı 27 nci maddesi şöyledir:
    “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak
    hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
    (2) Bu hak;
    a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
    b) Açıklama ve ispat hakkını,
    c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak
    gerekçelendirilmesini,
    içerir.”
  6. Davanın ihbarı, 6100 sayılı Kanun’un 61 ila 64 üncü maddeleri arasında düzenlenmiş olup “İhbar ve
    şartları” kenar başlıklı 61 inci maddesi şu şekildedir:
    ” (1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu
    edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.

(2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür
ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir.”

  1. 6100 sayılı Kanun’un “İhbarın şekli” kenar başlıklı 62 nci maddesi ise aşağıdaki gibidir:
    “1) ihbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın
    hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.
    (2) Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi
    zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez.”
  2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2017/26836 Esas, 2020/5128 Karar
    sayılı kararında davanın ihbarına ilişkin ilkeler, şu şekilde açıklanmıştır:
    “…..
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 61. ve devamı maddelerine göre, taraflardan biri davayı
    kaybettiği taktirde 3. kişiye rücu edeceğini ve kendisine rücu edilebileceğini düşünüyorsa, tahkikat
    sonuçlanıncaya kadar davayı 3. kişiye ihbar edebilir.
    İhbar yazılı olarak yapılır. İhbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi
    aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.
    Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya
    katılabilir.
    Müdahale talebinde bulunan 3. kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebi ve bunun
    dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına
    tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte 3. kişiyi de dinlenmek üzere davet eder, gelmeseler
    dahi müdahale, talebi hakkında karar verir.
    6100 sayılı HMK’nın yukarıda belirtilen ilgili hükümleri dikkate alındığında, davalının ihbar
    dilekçesinin ihbar olunan şirkete tebliğ edilmeksizin ya da usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair
    tebligat parçası dosyaya alınmaksızın ve özellikle ihbar talebi konusunda ara karar kurulmaksızın,
    hüküm kurulması hatalıdır….”
  3. Yargıtay ( Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2016/29128 Esas, 2020/2136
    Karar sayılı kararının konuya ilişkin kısmı şöyledir:
    “…..
    …davanın davacının çalıştığı alt işveren şirketlere ihbar edilmesi ve ihbar olunan alt işveren şirketlerin
    davacının çalışma şartları ve ödemeler konusunda belgeler ibraz etmesi halinde talep edilen işçilik
    alacaklarının hesaplanmasında bu belgelerin dikkate alınacağı düşünüldüğünde davanın alt işveren
    şirketlere ihbarında zorunluluk bulunmaktadır. Davalının bu talebini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
    Kanunu’nun 61. maddesinde öngörülen sürede, tahkikat sonuçlanmadan, Mahkemeye ilettiğinin
    anlaşılması karşısında; Mahkemece, davanın ihbarı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar
    verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması hatalıdır….”
  4. Değerlendirme
  5. Davanın ihbarı; görülmekte olan davanın taraflarından birinin, üçüncü bir kişiye bu davayı haber
    vermesi ve üçüncü kişiden bu davada kendisine yardım etmesini istemesidir. 6100 sayılı Kanun’un
    kararın İlgili Hukuk kısmının (4) numaralı paragrafında yer verilen 61 inci maddesinde, taraflardan
    birinin davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini.

düşünmesi durumunda tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği
açıklanmıştır.

  1. Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davalı Sağlık Bakanlığı vekili tarafından
    02.04.2021 tarihli dilekçe ile 6100 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi kapsamında dava dışı alt
    işverenlere davanın ihbarına yönelik aynı Kanun’un 62 nci maddesinde öngörülen şekilde ve tahkikat
    sonuçlanmadan İlk Derece Mahkemesinden yazılı talepte bulunulmuştur. Davalı vekilinin dilekçesinde
    ihbarı istenen alt işveren şirketlerin unvan ve adresleri de belirtilmiştir.
  2. Kararın İlgili Hukuk kısmının (6) ve (7) numaralı paragraflarında yer verilen yargı kararlarında da
    açıklandığı üzere, davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin 02.04.2021 tarihli ihbar talebi hakkında
    değerlendirme yapılmadan esas hakkında hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkına aykırı
    olduğundan, hatalıdır.
    V. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Adalet Bakanlığıma 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına
    temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA
    BOZULMASINA
    Dava dosyasının Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
    10.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Paylaş

Son Yazılar

Bize Mesaj Gönderin

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?