T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/12110
Karar No: 2022/11576
Karar Tarihi: 10.10.2022
ALACAK DAVASI – ASIL İŞVEREN OLARAK KIDEM TAZMİNATINDAN
DAVA DIŞI ALT İŞVERENLER İLE BİRLİKTE SORUMLU OLDUĞU – İHBAR
TALEBİ HAKKINDA DEĞERLENDİRME YAPILMADAN HÜKÜM
KURULMASI HUKUKİ DİNLENİLME HAKKINA AYKIRI OLDUĞU – KANUN
YARARINA TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ
ÖZET: Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davalı Sağlık Bakanlığı vekili
tarafından …/…/…. tarihli dilekçe ile 6100 sayılı Kanun’un ilgili maddesi kapsamında dava dışı alt
işverenlere davanın ihbarına yönelik aynı Kanun’un ilgili maddesinde öngörülen şekilde ve tahkikat
sonuçlanmadan İlk Derece Mahkemesinden yazılı talepte bulunulmuştur. Davalı vekilinin dilekçesinde
ihbarı istenen alt işveren şirketlerin unvan ve adresleri de belirtilmiştir. 3. Kararın İlgili Hukuk
kısmının (6) ve (7) numaralı paragraflarında yer verilen yargı kararlarında da açıklandığı üzere, davalı
Sağlık Bakanlığı vekilinin …/…/… tarihli ihbar talebi hakkında değerlendirme yapılmadan esas
hakkında hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğundan, hatalıdır. Adalet
Bakanlığıma 6100 sayılı Kanun’un ilgili maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz
isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
(6100 S. K. m. 27, 61, 62, 64, 363) (22. HD. 01.06.2020 T. 2017/26836 E. 2020/5128 K.)
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında davanın kabulüne karar
verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet
Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı asılın 01.05.2008 tarihinde davalı Sağlık Bakanlığının alt
işvereni nezdinde işe başladığını, iş sözleşmesinin 30.06.2013 tarihinde emeklilik sebebi ile son
bulduğunu; ancak tazminatının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsilini talep
etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada husumetin sadece Bakanlığa yöneltilmesinin hatalı olduğunu,
davacının nezdinde çalıştığı alt işveren şirketlerin de davada zorunlu dava arkadaşı olduğunun kabulü
gerektiğini, Bakanlık tarafından kanuni düzenlemelere göre kıdem tazminatı ödenmesinin mümkün
olmadığını, talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar
verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş sözleşmesinin emeklilik
nedeniyle son bulduğunu, davalı Sağlık Bakanlığının asıl işveren olarak kıdem tazminatından dava dışı
alt işverenler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle kesin olarak davanın
kabulüne karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet
Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı; davalı vekilinin, davanın dava dışı alt işveren şirketlere ihbarı talebi hakkında bir
işlem yapılmamasının hukuki dinlenilme hakkım kısıtladığını belirterek İlk Derece Mahkemesi
kararının kanun yararına bozulması istemi ile kanun yararına temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı vekilinin, davanın dava dışı alt işverenlere ihbarı talebinin değerlendirilmesi
gerekip gerekmediğine ilişkindir. - İlgili Hukuk
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden
geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek
Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. - Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan
kaldırmaz. - 6100 sayılı Kanun’un “Hukuki dinlenilme hakkı” kenar başlıklı 27 nci maddesi şöyledir:
“(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak
hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak
gerekçelendirilmesini,
içerir.” - Davanın ihbarı, 6100 sayılı Kanun’un 61 ila 64 üncü maddeleri arasında düzenlenmiş olup “İhbar ve
şartları” kenar başlıklı 61 inci maddesi şu şekildedir:
” (1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu
edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.
(2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür
ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir.”
- 6100 sayılı Kanun’un “İhbarın şekli” kenar başlıklı 62 nci maddesi ise aşağıdaki gibidir:
“1) ihbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın
hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.
(2) Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi
zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez.” - Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2017/26836 Esas, 2020/5128 Karar
sayılı kararında davanın ihbarına ilişkin ilkeler, şu şekilde açıklanmıştır:
“…..
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 61. ve devamı maddelerine göre, taraflardan biri davayı
kaybettiği taktirde 3. kişiye rücu edeceğini ve kendisine rücu edilebileceğini düşünüyorsa, tahkikat
sonuçlanıncaya kadar davayı 3. kişiye ihbar edebilir.
İhbar yazılı olarak yapılır. İhbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi
aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.
Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya
katılabilir.
Müdahale talebinde bulunan 3. kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebi ve bunun
dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına
tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte 3. kişiyi de dinlenmek üzere davet eder, gelmeseler
dahi müdahale, talebi hakkında karar verir.
6100 sayılı HMK’nın yukarıda belirtilen ilgili hükümleri dikkate alındığında, davalının ihbar
dilekçesinin ihbar olunan şirkete tebliğ edilmeksizin ya da usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair
tebligat parçası dosyaya alınmaksızın ve özellikle ihbar talebi konusunda ara karar kurulmaksızın,
hüküm kurulması hatalıdır….” - Yargıtay ( Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2016/29128 Esas, 2020/2136
Karar sayılı kararının konuya ilişkin kısmı şöyledir:
“…..
…davanın davacının çalıştığı alt işveren şirketlere ihbar edilmesi ve ihbar olunan alt işveren şirketlerin
davacının çalışma şartları ve ödemeler konusunda belgeler ibraz etmesi halinde talep edilen işçilik
alacaklarının hesaplanmasında bu belgelerin dikkate alınacağı düşünüldüğünde davanın alt işveren
şirketlere ihbarında zorunluluk bulunmaktadır. Davalının bu talebini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu’nun 61. maddesinde öngörülen sürede, tahkikat sonuçlanmadan, Mahkemeye ilettiğinin
anlaşılması karşısında; Mahkemece, davanın ihbarı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar
verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması hatalıdır….” - Değerlendirme
- Davanın ihbarı; görülmekte olan davanın taraflarından birinin, üçüncü bir kişiye bu davayı haber
vermesi ve üçüncü kişiden bu davada kendisine yardım etmesini istemesidir. 6100 sayılı Kanun’un
kararın İlgili Hukuk kısmının (4) numaralı paragrafında yer verilen 61 inci maddesinde, taraflardan
birinin davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini.
düşünmesi durumunda tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği
açıklanmıştır.
- Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davalı Sağlık Bakanlığı vekili tarafından
02.04.2021 tarihli dilekçe ile 6100 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi kapsamında dava dışı alt
işverenlere davanın ihbarına yönelik aynı Kanun’un 62 nci maddesinde öngörülen şekilde ve tahkikat
sonuçlanmadan İlk Derece Mahkemesinden yazılı talepte bulunulmuştur. Davalı vekilinin dilekçesinde
ihbarı istenen alt işveren şirketlerin unvan ve adresleri de belirtilmiştir. - Kararın İlgili Hukuk kısmının (6) ve (7) numaralı paragraflarında yer verilen yargı kararlarında da
açıklandığı üzere, davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin 02.04.2021 tarihli ihbar talebi hakkında
değerlendirme yapılmadan esas hakkında hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkına aykırı
olduğundan, hatalıdır.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Adalet Bakanlığıma 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına
temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA
BOZULMASINA
Dava dosyasının Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
10.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
