Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2024/2011
    Karar No: 2024/5329
    Karar Tarihi: 04-07-2024
    TEDBİREN VELÂYET VE BOŞANMA DAVASI – KADININ DAVA DİLEKÇESİNDE İLGİLİ VAKIAYA DAYANMADIĞI BELİRTİLEREK SÜBUT
    BULMAYAN BİRLEŞEN BOŞANMA DAVASININ REDDİNE ZİYNET ALACAĞI DAVASININ AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLDİĞİ –
    HÜKMÜN ONANMASI

    ÖZET: İlk Derece Mahkemesinin kararı ile toplanan delillerden annenin çocuklara karşı ihmal ve
    istismarda bulunduğu, velâyet görevini yerine getirmediği yönündeki iddiaların ispatlanamadığı, anne
    hakkında verilen ve kesinleşmiş herhangi bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı, alınan sosyal inceleme
    raporlarına göre çocukların doğumlarından itibaren anne yanında yaşadıkları, mevcut yaşam
    koşullarından memnun oldukları, yaşları itibariyle anne bakım, ilgi ve sevgisine muhtaç dönemde
    oldukları, idrak çağında olan çocuğun bilirkişiler ve Mahkemede alınan beyanında anne yanında
    yaşamak istediğini ifade ettiği, çocukların anne yanında kalmaya devam etmelerinin onların bedeni,
    fikri ve ahlaki gelişimine engel olacağı yönündeki iddiaların ve hemen meydana gelecek bir tehlikenin
    varlığının da ispat edilemediği anlaşılmakla velâyetinin anneye tevdiine, davacı-davalı babanın
    tedbiren velâyeti talebinin reddine, çocuklarla baba arasında sağlıklı bir iletişim ve ilişki kurulmasının
    ortak çocukların üstün yararı adına zorunlu olduğu gerekçesiyle baba ile ortak çocuklar arasında her
    ayın birinci ve üçüncü Cumartesi -Pazar günleri, dini bayramların ikinci ve üçüncü günü, yarıyıl
    tatilinin ilk haftası Pazartesi, takip eden Pazar günü, 1-30 Temmuz ve her yıl babalar gününde olmak
    üzere yatılı kişisel ilişki tesisine, kadının daha önce açtığı boşanma davasından, 11.08.2016 tarihli
    dilekçesi ile feragat ettiği, tarafların barıştığı, Ilıca’da yaşamaya başladıkları, erkek tanıklarının taraflar
    arasında geçimsizliğe ilişkin bilgilerinin olmadığı, kadının tanıklarının ise bir kısım beyanlarının
    tarafların en son barışmalarından önceki olaylara ilişkin olduğu, tanık …’ün ifadesinde erkeğin, kadının
    ailesine küfür ettiğine yönelik beyandan sonra tarafların evliliklerini bir müddet daha sürdürdüklerinin
    anlaşıldığı, tanıklar …’nin erkeğin evin geçimini sağlamadığı yönündeki beyanlarının da kadının dava
    dilekçesinde bu vakıaya dayanmadığı belirtilerek sübut bulmayan birleşen boşanma davasının reddine,
    ziynet alacağı davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların
    karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk
    kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda
    belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri
    sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    (6100 S. K. m. 353, 369, 370, 371) (4721 S. K. m. 4, 166, 169, 182)
    Taraflar arasındaki tedbiren velâyet ve boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk
    Derece Mahkemesince asıl davada tedbiren velâyet isteminin reddine, birleşen boşanma davasının
    reddine karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların
    esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı
    ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne
    karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
    incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    1.Davacı-davalı erkek (asıl) dava dilekçesinde özetle; kadının ailesinin etkisinde kalarak ailesi ile
    birlikte kendisinden habersiz müşterek evdeki tüm eşyaları taşımak istediğini, bu olaydan sonra
    kadının ailesi ile arasında husumet meydana geldiğini ve birden fazla soruşturma dosyası açıldığını,
    ayrıca kadının ailesi hakkında işlettikleri otel nedeniyle fuhuş ve fuhuşa aracılık suçlarından
    soruşturma dosyası bulunduğunu, kadının da ortak çocuklarla birlikte ailesine ait bu otelde
    yaşadıklarını, kızları …’un astım hastalığı olduğu halde tedavilerinin herhangi bir okula kayıtlarının
    yapılmadığını, çocukların sağlıksız, yasa dışı işler iştigal eden, toplum yaşamına aykırı bir ortamda
    yaşadığını, çocukların geleceğinin tehlikede olduğunu belirterek, çocuklar … ve … ile arasında kişisel
    ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    2.Davacı-davalı erkek 27.11.2018 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; kadının sabahlara kadar alkol ve
    uyuşturucu alarak değişik erkeklerle birlikte olduğunu, sabahlara kadar uyumayan yorgun ve bitkin
    şekilde eve gelen kadının çocuk yetiştirmeye uygun olmadığını belirterek, dava dilekçesini ıslah
    ettiğini ve ortak çocukların velâyetlerinin dava süresince tedbiren, dava sonunda kesin olarak tarafına
    verilmesine, davalı ile çocuklar arasında kişisel ilişki düzenlenmemesine, aksi halde kamuya açık
    alanlarda kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    3.Davacı-davalı erkek birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; kadının psikolojik rahatsızlığı
    bulunduğunu ve asıl davadaki iddialarını tekrar ederek davanın reddine, aksi halde 100.000,00 TL
    maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı- davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin şiddet uyguladığını ve hakaret ettiğini,
    erkeğin müvekkili ve ailesi hakkında onur kırıcı ve haysiyetsiz iftilarda bulunduğunu, evlilik birliğinin
    üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini belirterek, tarafların evlilik birliğinin sarsılması
    sebebiyle boşanmalarına, velâyetin müvekkiline tevdiine, aylık 500,00 TL tedbir/iştirak nafakasına,
    aylık 1.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakasına, 80.000,00 TL maddî, 80.000,00 TL manevî tazminata,
    ziynetlerin aynen iadesine mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve
    dava etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillerden annenin
    çocuklara karşı ihmal ve istismarda bulunduğu, velâyet görevini yerine getirmediği yönündeki
    iddiaların ispatlanamadığı, anne hakkında verilen ve kesinleşmiş herhangi bir mahkumiyet hükmü
    bulunmadığı, alınan sosyal inceleme raporlarına göre çocukların doğumlarından itibaren anne yanında
    yaşadıkları, mevcut yaşam koşullarından memnun oldukları, yaşları itibariyle anne bakım, ilgi ve
    sevgisine muhtaç dönemde oldukları, idrak çağında olan çocuğun bilirkişiler ve Mahkemede alınan
    beyanında anne yanında yaşamak istediğini ifade ettiği, çocukların anne yanında kalmaya devam
    etmelerinin onların bedeni, fikri ve ahlaki gelişimine engel olacağı yönündeki iddiaların ve hemen
    meydana gelecek bir tehlikenin varlığının da ispat edilemediği anlaşılmakla velâyetinin anneye
    tevdiine, davacı-davalı babanın tedbiren velâyeti talebinin reddine, çocuklarla baba arasında sağlıklı bir
    iletişim ve ilişki kurulmasının ortak çocukların üstün yararı adına zorunlu olduğu gerekçesiyle baba ile
    ortak çocuklar arasında her ayın birinci ve üçüncü Cumartesi -Pazar günleri, dini bayramların ikinci ve
    üçüncü günü, yarıyıl tatilinin ilk haftası Pazartesi, takip eden Pazar günü, 1-30 Temmuz ve her yıl
    babalar gününde olmak üzere yatılı kişisel ilişki tesisine, kadının daha önce açtığı boşanma
    davasından, 11.08.2016 tarihli dilekçesi ile feragat ettiği, tarafların barıştığı, Ilıca’da yaşamaya
    başladıkları, erkek tanıklarının taraflar arasında geçimsizliğe ilişkin bilgilerinin olmadığı, kadının
    tanıklarının ise bir kısım beyanlarının tarafların en son barışmalarından önceki olaylara ilişkin olduğu,
    tanık …’ün ifadesinde erkeğin, kadının ailesine küfür ettiğine yönelik beyandan sonra tarafların
    evliliklerini bir müddet daha sürdürdüklerinin anlaşıldığı, tanıklar Şehriye Ayşe’nin erkeğin evin
    Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 2 /4
    geçimini sağlamadığı yönündeki beyanlarının da kadının dava dilekçesinde bu vakıaya dayanmadığı
    belirtilerek sübut bulmayan birleşen boşanma davasının reddine, ziynet alacağı davasının açılmamış
    sayılmasına karar verilmiştir
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı-davalı erkek, davalı-davacı kadın
    vekili ve kayyım istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    1.Kayyım Yasemin istinaf dilekçesinde özetle; velâyet yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının
    kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
    2.Davacı-davalı erkek (asıl) istinaf dilekçesinde özetle; yargılama aşamasındaki beyanlarını ve
    delillerini tekrarla velâyet yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri
    doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
    3.Davalı-davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; boşanma davasının reddinin hatalı olduğunu,
    erkeğin cevap dilekçesindeki beyanlarının ve iftiralarının dahi boşanma sebebi oluşturduğunu ileri
    sürerek boşanma davasının reddi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri
    doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, kararın
    dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık
    görülmemesine göre, usul ve yasaya uygun olan hükme yönelik yerinde bulunmayan istinaf
    başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü
    maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek ve
    davalı-davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı- davalı erkek (asıl) temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi karaırnın usul ve
    kanuna aykırı olduğunu, kadının çocukları yurtdışına kaçırdığını, velâyet görevini suistimal ettiğini
    belirterek velâyet yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
    2.Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrarla Bölge Adliye
    Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek boşanma davasının reddi yönünden
    kararın bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
  2. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, boşanma davasının reddi koşullarının oluşup oluşmadığı ve tedbiren velâyet noktasında
    Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 3 /4
    toplanmaktadır.
  3. İlgili Hukuk
    4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu, 182 inci
    maddeleri, 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi.
  4. Değerlendirme
    1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci
    maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,
    uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava
    şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun
    olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek
    nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci
    fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    04.07.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Paylaş

Son Yazılar

Bize Mesaj Gönderin

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?