Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

             T.C.
       YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2021/3546
    Karar No: 2022/6123
    Karar Tarihi: 27.06.2022
    TESCİL İSTEMİ – KOMŞU PARSELLERLE MUKAYESELİ ŞEKİLDE İMAR İHYA DURUMUNU VE ÇEKİŞMELİ KISIMLARLA MERA PARSELİ ARASINDA DOĞAL YA DA YAPAY AYIRICI BİR UNSUR BULUNUP BULUNMADIĞI – TANIKLARIN BEYANLARINA DAYANILARAK HÜKÜM KURULDUĞU – HÜKMÜN BOZULMASI
    ÖZET: Bir taşınmazın niteliğinin ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihinin ve sürdürülüş
    biçiminin kesin olarak belirlenmesinde en önemli unsur hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde,
    davacının, dava konusu 103 ada 163 numaralı mera parselinin içerisinde adına tescilini talep ettiği
    taşınmaz bölümlerinde zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine oluşup
    oluşmadığının tespiti amacıyla hava fotoğraflarından yararlanılmamış; yöntemince mera araştırması
    yapılmamış; 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların niteliğini,
    toprak yapısını, bitki örtüsünü, komşu parsellerle mukayeseli şekilde imar-ihya durumunu ve çekişmeli
    kısımlarla mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığını açıklayan
    ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, bu konularda kanaat vermekten uzak ziraat raporuyla yetinilmiş
    ve tanık ve yerel bilirkişilerin soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik
    araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
    (6100 S. K. Geç. m. 3) (1086 S. K. m. 428, 440)
    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece,
    davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi
    üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    Kadastro sırasında, Diyadin İlçesi Taşbasamak Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 56 parsel sayılı
    taşınmaz, tapu kaydına istinaden, ölü … adına tespit edilmiştir.
    Davacı … vekili, taşınmazın müvekkili olan davacının babası tarafından köy senediyle satın alınmış
    olmasına rağmen, kadastro çalışmaları sırasında tespitin müvekkilinin kök murisi … oğlu … adına
    yapıldığını, esasen 8 dönüm civarı tespit yapılmış ise de satın alınan yerin 69 dönüm civarında
    olduğunu belirterek, taşınmazın davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüyle dava konusu 103 ada 56 parsel
    sayılı taşınmazın aynı vasıf ve yüzölçümüyle davacı … adına kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin
    reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Somut olayda davacının talebi, ölü … adına tespit gören 103 ada 56 parsel sayılı taşınmaza ve mera
    olarak tespit edilen 103 ada 163 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan üç ayrı taşınmaz bölümüne
    yöneliktir. Davada, çekişmeli 103 ada 56 parselin tespit malikinin mirasçıları taraf olarak yer almakta
    ise de, dava konusu 103 ada 163 parsel sayılı taşınmaz yönünden taraf teşkilinin sağlandığı
    söylenemez. Şöyle ki; meraların mülkiyeti Hazineye, kullanım hakkı ise ilgili köy ya da belediye tüzel
    kişiliğine ait olup, mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmazlar hakkında açılan davalarda husumetin
    Hazinenin yanında ilgili Köy ya da Belediye Tüzel Kişiliğine de yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki
    eldeki davada, Hazine ve ilgili köy tüzel tüzel kişiliği davada yer almadığından taraf teşkilinin
    sağlandığından söz edilemez. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul

yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, bir taşınmazın niteliğinin ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihinin ve
sürdürülüş biçiminin kesin olarak belirlenmesinde en önemli unsur hava fotoğrafı incelemesi olduğu
halde, davacının, dava konusu 103 ada 163 numaralı mera parselinin içerisinde adına tescilini talep
ettiği taşınmaz bölümlerinde zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine oluşup
oluşmadığının tespiti amacıyla hava fotoğraflarından yararlanılmamış; yöntemince mera araştırması
yapılmamış; 3 kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların niteliğini,
toprak yapısını, bitki örtüsünü, komşu parsellerle mukayeseli şekilde imar-ihya durumunu ve çekişmeli
kısımlarla mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığını açıklayan
ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, bu konularda kanaat vermekten uzak ziraat raporuyla yetinilmiş
ve tanık ve yerel bilirkişilerin soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik
araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacı tarafa, davasını
Hazine ve ilgili köy tüzel kişiliğine yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması
halinde, dahili davalılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve
bundan sonra tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın
tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça
yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde,
taşınmazın bulunduğu köy ile komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı
bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ile teknik
bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun
katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın
geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne
zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin kadim mera olup olmadığı hususlarında
maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme
yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, taşınmazın
çekişmeli kısımlarının tarımsal niteliğini bildirir biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve
diğer yönlerden mera vasfında olup olmadığını, çekişmeli kısımların mera parselinden nasıl ayrıldığını,
zirai durumunu ve üzerinde sürdürülen zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini açıklayan,
taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere
dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine hava
fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki
niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp
kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanım sınırlarının oluşup
oluşmadığını, imar-ihyaları tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerlerinde sürdürülen
zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın
konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; teknik bilirkişisine, keşif ve uygulamayı
denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; çekişmeli bölümlerin öncesinin kadim
mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer
taşımayacağı düşünülmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek
sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu yönler gözardı edilerek, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan ve eksik araştırma ve
incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu
nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden
kabulüyle, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla
1086 Sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi
gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde
bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.06.2022 tarihinde oybirliğiyle
karar verildi.

Paylaş

Son Yazılar

Bize Mesaj Gönderin

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?