Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2022/3581
    Karar No: 2022/6782
    Karar Tarihi: 05.07.2022
    TAZMİNAT DAVASI – BOŞANMAYA SEBEBİYET VEREN VAKIALARDA TARAFLAR EŞİT KUSURLU OLDUĞU – BOŞANMAYA SEBEP OLAN
    OLAYLARDA EŞİT KUSURLU EŞ YARARINA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA KARAR VERİLEMEYECEĞİ – KARARIN BOZULMASI

    ÖZET: Boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan
    olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Kadın yararına Türk
    Medeni Kanunu’ nun ilgili maddesi koşulları oluşmamıştır. O halde davacı-karşı davalı kadının maddi
    ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu
    olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. Bentlerde gösterilen
    sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    (4721 S. K. m. 161, 166, 174)
    Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk
    dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından
    davacı-karşı davalı kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, zina nedeniyle açtıkları
    boşanma davasının reddi, kadın lehine kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar, reddedilen tazminat
    talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Karar: 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle
    delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin
    kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
    2) Davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki nedenine dayalı
    (TMK m. 166/1) boşanma davasının ile davalı-karşı davacı erkek tarafından evlilik birliğinin
    temelinden sarsılması hukuki nedenine (TMK m. 166/1) ve zina nedenine dayalı (TMK m. 161) olarak
    açılan karşı davalarının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesi tarafından zina eyleminin
    ispatlanamadığı gerekçesiyle zinaya yönelik davanın reddine, karşılıklı evlilik birliğinin sarsılması
    hukuki nedenine dayalı davalarının ise kabulüyle kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğundan bahisle
    tarafların boşanmalarına ve fer’ilerine karar verilmiştir. İlk derece mahkeme kararına karşı her iki
    tarafça tüm yönlerden istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup istinaf incelemesi yapan bölge adliye
    mahkemesi tarafından erkeğin davacı-karşı davalı kadına fiziksel şiddet uyguladığı, eşine “oruspu “
    diye mesaj çektiği, kadının kız kardeşine hakaret dolu mesajlar çekerek bu yüzden mahkemeden ceza
    aldığı, kadının ise davalı-karşı davacı erkeğe “salak, manyak, gerizekalı, beyinsiz” diye hakaret ettiği,
    erkeğin önceki evliliğinden olan kızına iyi davranmadığı, onu kıskanıp, en sonunda “gözüme batıyor,
    götürün” demek suretiyle çocuğun ortak konuttan götürülmesine neden olduğu, bu hale göre erkeğin
    ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesi ile kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, kadın lehine
    maddi ve manevi tazminata, erkeğin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş,
    erkeğin tüm, kadının sair istinaf talepleri ise esastan reddedilmiştir. Hüküm, davalı-karşı davacı erkek
    tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden
    bölge adliye mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğe eşine karşı hakaret mesajı çekmesi ve eşinin kız
    kardeşine hakaret mesajı çekmesi kusur olarak yüklenmiş ise de; bu hakaret mesajlarına ilişkin ceza
    dosyasında belirtilen olay tarihine göre bu olaylardan sonra tarafların barışıp bir süre daha evlilik
    birliğini devam ettirdikleri, barışmadan önceki bu eylemlerin kadın tarafından affedilmiş veya en

azından hoş görülmüş olduğu, yine davacı kadının tanığının beyanında geçen hakaret mesajlarına
ilişkin zaman belirtilmediği, barışmadan önce mi yoksa sonra mı olduğu, ceza dosyasına konu olaylar
olup olmadığının belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda bu eylemler erkeğe kusur olarak
yüklenemez. Bölge adliye mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına
göre de boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal
böyle iken mahkemece bu husus gözetilmeden davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun
kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3) Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurludur.
Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez.
Kadın yararına Türk Medeni Kanunu’ nun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmamıştır. O halde davacıkarşı davalı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı
kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı
gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının
BOZULMASINA, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle
ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın bölge adliye
mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.05.07.2022 (

Paylaş

Son Yazılar

Bize Mesaj Gönderin

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?