Sancaktepe iflas hukuku avukatı, iflas öncesi ve sonrası durumlarında sizlere dava ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu davalar iflas davaları başta olmak üzere;
- İflas itirazı davası,
- İflas kararına karşı kanun yollarının tüketilmiş olması,
- İhale feshi davası,
- Menfi tespit davası,
- Tasarrufun iptali ve istirdat davası şeklindedir.
İflas hukuku içerisinde yer alan tüm işlem ve işlerde danışmanlık hizmetinde bulunan istanbul en iyi iflas avukatı iflas ve kayıt işlemleri, iflas sürecinin planlanması, şirket anlaşmasının düzenlenmesi, yeniden yapılandırma, iflas etmekte olan kişi ya da şirketin birleşme ve satma süreçlerinin yönetilmesi gibi hususlarda yardımcı olmaktadır.
YARGITAY KARARLARI
T.C.
YARGITAY
6. Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/573
Karar No: 2024/763
Karar Tarihi: 28-03-2024
İFLAS DAVASI – İFLAS AVANSINI VERİLEN KESİN SÜREDE YATIRMADIĞIBU DURUMDA İLK DERECE MAHKEMESİNCE DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN DAVANIN USULDEN REDDİNE KARAR VERİLMİŞ OLMASINDA USUL VE YASAYA AYKIRI BİR YÖN BULUNMADIĞI – HÜKMÜN ONANMASI
ÖZET: Bölge Adliye Mahkemesinin belirtilen kararı ile davacının HMK’nın 336/2 nci maddesi
uyarınca, adli yardım talebine ilişkin olarak mali durumunu gösterir belgeleri mahkemeye sunmadığı,
talebinin bu nedenle reddine ilişkin mahkemece verilen ara kararın kesinleştiği, iflas avansını verilen
kesin sürede yatırmadığı, bu durumda, ilk derece mahkemesince, dava şartı yokluğundan davanın
usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle,
istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı
iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile
hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen
gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen
nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(6100 S. K. m. 334, 336, 369, 370, 371) (2004 S. K. m. 160, 177, 181)
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince
davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan
reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve
diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar
verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirket hakkında ilama dayalı olarak icra
takibine giriştiğini, icra emrinin davalıya tebliğ edildiğini, takibe konu borcun ödenmediğini, haciz
işlemlerinden bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep ve
dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, iflas yoluyla değil haciz yoluyla takip yaptığını,
iflas avansını yatırmadığını, doğrudan iflas koşullarının oluşmadığını, müvekkili şirketin acz halinde
bulunmadığını, ticari faaliyetlerine devam ettiğini, adresinin belli olduğunu, ödemelerini yaptığını
savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanunu’nun 160 ıncı maddesi uyarınca, iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan
masraflardan sorumlu olduğu, bu hususun özel olarak düzenlenmiş bir dava şartı olduğu, davacı tarafa
iflas avansını yatırması için kesin süre verilmesine rağmen avansın yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın
iflas avansına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf
başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin asgari ücret aldığını, başkaca bir geliri
bulunmadığını, iflas avansını yatıracak maddi gücü bulunmadığını, adli yardım talebinin haksız olarak
reddedildiğini, kısa kararda davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş iken gerekçeli kararda
vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının HMK’nın 336/2 nci
maddesi uyarınca, adli yardım talebine ilişkin olarak mali durumunu gösterir belgeleri mahkemeye
sunmadığı, talebinin bu nedenle reddine ilişkin mahkemece verilen ara kararın kesinleştiği, iflas
avansını verilen kesin sürede yatırmadığı, bu durumda, ilk derece mahkemesince, dava şartı
yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön
bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz
isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; müvekkilinin iflas avansını yatıracak mali gücü
bulunmadığını, adli yardım talebinin haksız olarak reddedildiğini, hak arama özgürlüğünün ve adil
yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334/1, 336/2, 369/1 370 ve 371 inci maddeleri 2004
sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 160, 177/1-4 ve 181 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde
yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,
uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava
şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun
olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek
nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
