Sancaktepe Avukat Selver AKKOYUN KORKMAZ 0532 641 47 40 – 0216 380 51 09

Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

Sancaktepe Miras Hukuku Avukatı Selver AKKOYUN KORKMAZ 0532 641 47 40

Miras Hukuku Bir gerçek kişinin ölümü veya ölümüyle denk olan bir durumun varlığında (gaiplik, ölüm karinesi), kişinin sahip olduğu mal 

Miras Hukuku

varlığını ve aynı şekilde zilyetliğin durumunun ne olacağını düzenleyen kuralları kapsayan özel hukuk dalıdır.

Kendini miras hukuku konulu davalarda geliştiren, tecrübe sahibi olan, miras hukuku alanında gerçekleşebilecek tüm davalara bakan avukatlardır. Miras hukuku alanında çıkabilecek tüm problemlere çözümcü yaklaşabilecek, sonuca kavuşturabilecek avukatlardır. En temel öncelikleri miras hukuku konusunda kendine başvuracak olan müvekkillerine gerekli hukuki yardımı sağlayarak haklarını almaktır.

Sancaktepe  Miras avukatına başvurarak mirastan paylarını talep edebilecek yasal mirasçılar şu şekildedir:

  • Birinci derece mirasçılar çocukları
  • İkinci derece mirasçılar anne ve babası
  • Üçüncü derece mirasçılar büyükanne ve büyükbabası
  • Evlilik dışı hısımlar
  • Sağ kalan eş
  • Evlatlık

Yukarıda bahsi geçmekte olan ve uygulamada sıklıkla karşılaştığımız konular haricinde miras hukukundan kaynaklanmakta olan bir uyuşmazlığın söz konusu olması halinde gecikmeksizin Sancaktepe hukuk büromuz olarak bizimle iletişime geçmenizi öneririz. Genel anlamda bu oldukça önemli hukuk dalında birçok gelişmiş ve bir o kadar eğitimli çalışan kadromuza sahip olmakta olan hukuk büromuz her alanda olduğu gibi aile ve miras hukuku alanında oldukça üst düzey hizmetler vermektedir. Bu durum genel alamda müvekkil geri dönüşleri ile teyitli bir durumda kendini göstermesiyle dikkatleri üzerine çekmektedir.

Vasiyetname Hazırlama ve İptali Davaları:

  • Mirasçılarınızın haklarını ve isteklerinizi en iyi şekilde yansıtacak şekilde vasiyetnamenizi hazırlarız.
  • Vasiyetnamenin yasalara uygunluğunu kontrol eder ve gerekli düzenlemeleri yaparız.
  • Vasiyetnamenin iptali için gerekli davaları açar ve takip ederiz.

Mirasın Reddi veya Kabulü İşlemleri:

  • Mirasın reddi veya kabulü ile ilgili yasal haklarınızı ve yükümlülüklerinizi detaylı bir şekilde açıklarız.
  • Mirasın reddi veya kabulü işlemleri için gerekli tüm belgeleri hazırlar ve sizin için takip ederiz.

Mirasçılık Belgesi ve Veraset İlamı Çıkarma:

  • Mirasçılık belgesi ve veraset ilamı çıkarmak için gerekli tüm prosedürleri sizin için yürütürüz.
  • Nüfus ve aile kütük kayıtları, ölüm belgesi gibi gerekli belgeleri toplar ve ilgili kurumlara başvururuz.

Mirasın Paylaştırılması ve Tenkis Davaları:

  • Mirasın yasalara uygun şekilde paylaştırılması için gerekli tüm işlemleri yaparız.
  • Mirasçıların paylarının belirlenmesi ve mirasın taksimi için gerekli dava ve takipleri gerçekleştiririz.
  • Saklı pay ihlali gibi durumlarda tenkis davası açar ve takip ederiz.

Mirasçılar Arasındaki Uyuşmazlıkların Çözümü:

  • Mirasçılar arasındaki anlaşmazlıkların çözümü için arabuluculuk ve uzlaşma sağlayabilir.
  • Gerekli durumlarda mirasçılar arasındaki davaları açar ve takip ederiz.

Mirasla İlgili Cezai Davalar:

  • Mirasla ilgili dolandırıcılık, mirasın saklanması gibi cezai davalarda müvekkillerimizi temsil ederiz.
  • Ceza davalarında gerekli tüm delilleri toplar ve savunmanızı hazırlarız.

SANCAKTEPE AVUKAT MİRAS HUKUKU YARGITAY KARARLARI

T.C.
YARGITAY

  1. Hukuk Dairesi
    Esas No: 2019/2799
    Karar No: 2021/1355
    Karar Tarihi: 17-02-2021
    İTİRAZIN İPTALİ – TÜRK HUKUKUNDA MİRASÇILARDAN BİRİNİN TEREKE ADINA TAKİP YAPMASINA VE İTİRAZIN İPTALİ DAVASI AÇMASINA
    MUVAFAKAT VERİLDİĞİ YÖNÜNDE DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
    ÖZET:
    Dava, zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davalı TMSF’ye devredilen mevduatın tahsili
    amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge
    Adliye Mahkemesinin mirasın elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, terekeye dahil bir alacağın
    mirasçılardan biri tarafından tek başına istenemeyeceği yönündeki genel gerekçeleri doğru ise de,
    yabancı uyruklu davacının icra takibinde dayanak gösterdiğini 09.03.2015 tarihli TMSF yazısı da
    dikkate alındığında icra takibinin davacı adına değil murisin terekesi adına yapıldığının kabulü gerekir.
    Davacının mahkemeye ibraz ettiği Libya Devleti Jabal Ahdar Noterliği’nin 25 Ramazan 1435/
    23.07.2014 tarihli vekaletnamesi de İcra Takip tarihi olan 20.11.2015 tarihinden önce düzenlenmiştir.
    Anılan vekaletnamede murisin davacı dışındaki diğer mirasçıları …, …, …, …, …,… ve …’ın davacıyı,
    murisin Türkiye Cumhuriyeti’ndeki …. Bank’ta sahip olduğu 340-129-2 nolu hesabından para çekmeye
    ve “konuyla ilgili en geniş yetkiye sahip olmaya” mezun ve yetkili olmak üzere vekil tayin ettiği
    anlaşılmaktadır. Davacıya verilen bu yetkinin konunun yabancılık unsuru da dikkate alındığında Türk
    Hukukunda mirasçılardan birinin tereke adına takip yapmasına ve itirazın iptali davası açmasına
    muvafakat verildiği yönünde değerlendirilmesi gerekirken Mahkemece davanın reddine karar verilmesi
    yerinde görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
    (4721 S. K. m. 640) (6100 S. K. m. 114, 115, 373)
    Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2017 tarih ve
    2016/897 E- 2017/312 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf
    isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen
    11.04.2019 tarih ve 2017/5330 E- 2019/819 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak
    davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,
    duruşma için belirlenen 16.02.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan
    davacı vekili Av. … ile davalı TMSF vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve
    süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından
    düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
    tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkilinin babasının 07.07.2000 tarihinde …. Bank T.A.Ş. nezdinde 3 aya vadeli
    27.558.- USD tutarlı bir hesap açtırdığını, hesabın çeşitli devirler ve hisse devirleri sonunda davalı
    Banka’ya geçtiğinin bildirildiğini, hesap sahibinin vefatı üzerine müvekkilinin tüm mirasçıları temsil
    etmek üzere görevlendirildiğini, 29.300,20 USD’ye baliğ olan mevduat ödenmeyince tahsili için
    davalılar aleyhine başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra
    inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı … vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımına uğrayan alacakların ilan ve
    tebliği ile ilgili hükümlerin davalı banka tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, banka tarafından
    yapılması gereken işlemlerin yerine getirilip getirilmemesi, usulsüzlük yapılıp yapılmadığı
    hususlarında müvekkilinin bilgisi ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini
    Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /2
    istemiştir.
    Davalı Banka vekili, son olarak …. Bank A.Ş.’nin devri ile dava konusu hesabın da müvekkiline
    geçtiğini, bu hesaptaki son işlem üzerinde 10 yıldan fazla süre ile işlem yapılmadığından hak sahibine
    de ulaşılamaması nedeniyle ilanları müteakip mevduatın Fon’a devredildiğini, dava konusu tutarın
    TMSF nezdinde ve tasarrufunda bulunduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak
    davanın reddini istemiştir.
    İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davada ve takipte miras
    yoluyla terekeye dahil olduğu iddia edilen banka mevduat hesabında bulunan paranın tahsili
    konusunda ortaklardan (mirasçılardan) sadece biri tarafından takip yapılıp dava açıldığı, davacının
    tereke adına değil kendi miras hakkına dayalı talepte bulunduğu, bu durumda mirasçının (davacının)
    açtığı davanın görülebilmesi için diğer mirasçıların da davaya katılmasının sağlanması veya terekeye
    temsilci tayin ettirmesi için davacıya uygun bir süre vermesine de gerek olmadığı gerekçesiyle
    TMK’nın 640/2, HMK’nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca koşulları oluşmayan davanın reddine
    karar verilmiştir.
    Davacı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince, davacının babasının vefat ettiği, davacı dışında başka mirasçıların da
    bulunduğu, miras Türkiye’de bulunduğundan iktisabı ve taksimine ilişkin olarak Türk Kanunlarının
    uygulanacağı, mirasın elbirliği ile mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, tüm mirasçılar tarafından tasarruf
    edilebileceği, davacı tarafça mirasçıların muvaffakatının sağlanabileceği ileri sürülmüş ise de
    davacının icra takibini tek başına yaptığı, eksikliğin sonradan giderilemeyeceği gerekçesiyle istinaf
    başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Dava, zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davalı TMSF’ye devredilen mevduatın tahsili amacıyla
    başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye
    Mahkemesinin mirasın elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, terekeye dahil bir alacağın
    mirasçılardan biri tarafından tek başına istenemeyeceği yönündeki genel gerekçeleri doğru ise de,
    yabancı uyruklu davacının icra takibinde dayanak gösterdiğini 09.03.2015 tarihli TMSF yazısı da
    dikkate alındığında icra takibinin davacı adına değil murisin terekesi adına yapıldığının kabulü gerekir.
    Davacının mahkemeye ibraz ettiği Libya Devleti Jabal Ahdar Noterliği’nin 25 Ramazan 1435/
    23.07.2014 tarihli vekaletnamesi de İcra Takip tarihi olan 20.11.2015 tarihinden önce düzenlenmiştir.
    Anılan vekaletnamede murisin davacı dışındaki diğer mirasçıları …, …, …, …, …,… ve …’ın davacıyı,
    murisin Türkiye Cumhuriyeti’ndeki …. Bank’ta sahip olduğu 340-129-2 nolu hesabından para çekmeye
    ve “konuyla ilgili en geniş yetkiye sahip olmaya” mezun ve yetkili olmak üzere vekil tayin ettiği
    anlaşılmaktadır. Davacıya verilen bu yetkinin konunun yabancılık unsuru da dikkate alındığında Türk
    Hukukunda mirasçılardan birinin tereke adına takip yapmasına ve itirazın iptali davası açmasına
    muvafakat verildiği yönünde değerlendirilmesi gerekirken Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın
    reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece
    Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye
    Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava
    dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine
    gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya
    verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.02.2021
    tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?