İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan ve en çok başvurulan dava türlerinden bir tanesi İtirazın İptali davasıdır. İtirazın iptali davasının açılabilmesi için öncelikle ortada başlatılmış bir icra takibi bulunması gerekmektedir. Borçlu, kendisine gönderilen ödeme emri üzerine, borcun doğmadığı, borcun sona erdiği, zamanaşımına uğradığı, vadesinin gelmediği, borcunun ödeme emrinde belirtildiği kadar olmadığı veya senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gibi sebeplerle ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde icra dairesine itiraz edebilir. Ödeme emrine yapılan itiraz ile takip durur.
T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/8307
Karar No: 2023/168
Karar Tarihi: 21-02-2023
İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – SENETLE İSPATI GEREKEN HUSUSLARDA KARŞI TARAFIN AÇIK MUVAFAKATİ HÂLİNDE TANIK DİNLENEBİLECEĞİ DAVALI TARAFIN SAVUNMASINI YAZILI DELİLLE İSPATLAYAMADIĞI – HÜKMÜN ONANMASI
ÖZET: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200 üncü maddesi; “(1) Bir hakkın doğumu,
düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki
işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde
senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma
gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde
uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık
muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. “ şeklinde olup 6100 sayılı Kanun’un 201 inci maddesinde ise
“Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak
veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa
bile tanıkla ispat olunamaz.” düzenlemesi bulunmaktadır. Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi
kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken
hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiğinin, davalı tarafın savunmasını yazılı delille
ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun
bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
(6098 S. K. m. 39, 352) (6100 S. K. m 200, 201) (YHGK. 28.05.2008 T. 2008/6-369 E. 2008/394 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk
Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun
esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı
ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne
karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünü