Sancaktepe Avukat Selver AKKOYUN KORKMAZ 0532 641 47 40 – 0216 380 51 09

Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

KESİNLEŞMİŞ ORMAN KADASTROSU SINIRLARI İÇERİSİNDE İŞGAL VE FAYDALANMA SUÇU – YARGITAY KARARLARI

T.C.
Bölge Adliye Mahkemesi
Adana 11. Ceza Dairesi
Esas No: 2024/928
Karar No: 2024/1416
Karar Tarihi: 12-06-2024
KESİNLEŞMİŞ ORMAN KADASTROSU SINIRLARI İÇERİSİNDE İŞGAL VE FAYDALANMA SUÇU – MÜSADERE KONUSUNDA AYRICA KARAR
VERİLMESİ GEREKTİĞİ GÖZETİLMEDEN, MÜSADERE KONUSUNDA KARAR VERİLMEDİĞİ – İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜ

ÖZET: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden sonra müsadere
kararının infazı yönünde işlem yapıldığına dair dosyada bilgi bulunmadığı, 12/01/2023 tarihinde
açıklanan hükümde ise müsadere konusunda herhangi bir karar verilmediği görülmüş olup, sanığın
denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün
açıklanmasına karar verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair önceki kararın
tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağı ve müsadere konusunda da ayrıca karar verilmesi gerektiği
gözetilmeden, müsadere konusunda karar verilmemesi, hukuka aykırıdır.
(5271 S. K. m. 216, 225, 231, 251, 279, 280, 289, 325) (5237 S. K. m. 52, 53, 61, 62)
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla; başvurunun süresi, başvuranın
hakkı, kararın niteliği ve karar tarihine göre dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gereği
görüşülüp düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet kararı olmadığı gibi, davayı esastan
sonuçlandıran bir hüküm de değildir. Ceza Genel Kurulu’nun 19/02/2008 gün ve 346-25 sayılı
kararında belirtildiği gibi, bu karar “koşullu bir düşme kararı” niteliğinde olup, CMK’nın 231.
maddesinin 10 ve 11. fıkraları uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve
yükümlülüklere uygun davranılması halinde, kamu davası aynı Yasanın 223. maddesi uyarınca
düşürülecek, aksi halde ise açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanacaktır. CMK’nın 325.
maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde vekalet ücretini de kapsayan yargılama
giderlerinin sanığa yükleneceğine ilişkin kural, istisnai bir düzenlemedir. Hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına karar verilirken, yasa gereği vekalet ücretine hükmedilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi değiştikten sonra hükmün açıklanması gerekmişse, bu tarihte yürürlükte bulunan tarifedeki
miktardan, ilk kararla verilen miktar mahsup edildikten sonra aradaki farka mahkeme tarafından
vekalet ücreti olarak hükmedilmesi gerektiği halde, mahkemece katılan kurum lehine vekalet ücretine
hükmedilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27/05/2014 tarihli ve 2013/1-746 Esas, 2014/282 sayılı Kararında da
belirtildiği üzere; “Ceza muhakemesinin amacı olan somut gerçeğin ortaya çıkarılması için delillerin
duruşmada ortaya konulmasından sonra, bu delillerden sonuç çıkarma, yani tartışma safhası
başlamaktadır. Böylece ortaya konulan delillerle ilgili taraflara 5271 sayılı CMK’nın 216/1.
maddesinde belirtilen sıraya göre söz hakkı verilecek ve tartışma imkanı sağlanacaktır. Tartışma
safhası tamamlandıktan sonra, önce bireysel iddia makamını temsil eden katılan ve vekili, sonra da
kamusal iddia makamını temsil eden Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki görüşünü beyan edecektir.
Soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli
iddia makamı, bu suretle CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını
belirlemektedir. Kovuşturma safhası sonunda da iddia makamı, duruşmaya getirilip tartışılan delilleri
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /3
değerlendirerek esasa ilişkin iddialarını mütalaası ile ortaya koyacak, sanık veya müdafi de buna ilişkin
savunmasını yapabilecektir. Bu, tez (yani iddia) ile antitezin (yani savunmanın) çatışmasıyla, sonuca
(yani karara) ulaşılan bir süreç olan muhakeme sonucunda sağlıklı bir karara ulaşabilmenin gerekli ve
zorunlu şartı olduğu gözetilerek, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını yargılama konusu
olan tüm suçlar yönünden açıklaması ve bu mütalaanın mahkûmiyet yönünde olması durumunda
uygulanması talep edilen kanun ve maddelerini de kapsaması zorunlu olduğu, somut olayda; sanık
hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın denetim
süresi içeresinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine açıklanmasına karar verildiği 21/12/2023
tarihli karar duruşmasında, mahkemenin iddia makamından esas hakkındaki mütalaasını sorduğu, iddia
makamının mütalaasında “Osmaniye 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2019 Tarih ve 2018/411 esas
2019/217 karar sayılı ilamı ile sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu içerisinde işgal ve faydalanma
suçundan cezalandırılmasına, verilen ceza ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar
verildiği, kararın 11/06/2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 07/07/2022
tarihinde yeniden suç işleyerek Düziçi ASCM’nin 19/12/2022 tarih ve 2022/992 esas, 2022/1011 karar
sayılı dosyasında trafik güvenliğin tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve
kararın 31/01/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olmakla Osmaniye 4.Asliye Ceza Mahkemesinin
30/04/2019 Tarih ve 2018/411 esas 2019/217 karar sayılı hükmün açıklanması kamu adına talep ve
mütalaa olunur” dendiği, başkaca bir talep ve beyan bulunmadığı, ilk derece mahkemesince bu
mütalaaya dayalı hükmün açıklanarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği görülmüş olup,
mütalaada sanığın atılı eylemi ne şekilde gerçekleştirdiği açıkça anlatılarak hukuki vasıflandırma
yapılması gerektiği halde, sanığın hangi eylemi nedeniyle, hangi kanunun hangi maddesi uyarınca
cezalandırılması gerektiği yönünde görüş içermeyen Cumhuriyet savcısı mütalaasına dayalı olarak
yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, CMK’nın 289/1-e,i maddeleri uyarınca hukuka
kesin aykırılık hali olup, bu aykırılıkların CMK’nın 280/1-e maddesi uyarınca bozmayı gerektirdiği,
Kabule göre de;
1-İlk derece mahkemesince temel ceza belirlenirken; TCK’nın 61. maddesi uyarınca suçun işleniş
biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve
değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işgal ve faydalanma eylemine konu
alanın büyüklüğüne göre, benzer olaylarla karşılaştırıldığında, fiili ile orantılı olarak asgari hadden
hakça oranda uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde
teşdit uygulanmak suretiyle cezanın fazla belirlenmesi,
2-Sanık hakkında düzenlenen iddianamede sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinin uygulanmasının
talep edilmediği, buna rağmen bu hususta gereksiz yere karar verilmesi,
3-Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanan hükümde; sanığa verilen
hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, ertelenmesine ve seçenek tedbirlere
çevrilmesine karar verilmesine 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince yasal olanak
bulunmadığı halde, mahkemece hatalı gerekçe ile (sanığın sabıkası olduğundan bahisle) anılan
müesseselerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Mahkemece sanık hakkında TCK’nın 53/1-2-3 madde ve fıkralarının uygulanmasına karar verilmesi
gerekli iken sanık hakkında yalnızca TCK’nın 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna
hükmedildiğinin yazılması,
5-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden sonra müsadere kararının
infazı yönünde işlem yapıldığına dair dosyada bilgi bulunmadığı, 12/01/2023 tarihinde açıklanan
hükümde ise müsadere konusunda herhangi bir karar verilmediği görülmüş olup, sanığın denetim
süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün
açıklanmasına karar verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair önceki kararın
tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağı ve müsadere konusunda da ayrıca karar verilmesi gerektiği
gözetilmeden, müsadere konusunda karar verilmemesi,
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 2 /3
Hukuka aykırı olup, bu nedenle sanığın istinaf talebinin yerinde görülmekle,
5271 sayılı CMK’nın 280/1-e, 289/1-e,i maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere, hükmü bozulan ilk derece mahkemesine
gönderilmesine,
5271 sayılı CMK’nın 284/1 ve 286/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?