İşçinin, işverene karşı çalıştığı sürenin tespitinin yapılabilmesi 5510 sayılı kanunun 86. maddesinin 8. fıkrasında “Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” şeklinde düzenlenmektedir. İşveren tarafından kuruma bildirilmeyen veya çalıştıkları SGK tarafından tespit edilemeyen işçiler, iş akdinin sona erdiği yılın bitiminden başlayarak beş yıl içerisinde çalıştıkları sürenin tespiti amacıyla iş mahkemesine başvurabilmektedir. Kanunda düzenlenen bu beş yıllık süre, Yargıtay içtihatlarıyla hak düşürücü süre olarak belirlenmiştir.
- İşyerinin niteliği kanun kapsamında sayılanlardan olmalıdır.
- Hizmet işverenin iş yerinde görülmüş olmalıdır.
- Hizmetin sigortasız olmuş olması ve Kurumca bunun tespit edilmemiş olması gerekir.
- Tespit davasının konusu analık, hastalık gibi kısa vadeli sigortalar değil, uzun vadeli sigortalardan olması gerekir.
- Görülen hizmetin üzerinden 5 yıl geçmeden hizmet tespit davasının açılmış olması gereklidir.
- Hizmet tespit davasını kişinin bizzat kendisi veya kişi ölmüşse hak sahipleri açabilir. Sigortalının kendisinin açması durumunda hizmet tespitine konu işyerinde hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurabilir. Sigortalı ölmüşse murisin hak sahiplerinin hizmet tespit davasına dair hak düşürücü süresi murisin ölüm tarihinden başlar.
- Hizmet Tespiti Davası Yargıtay Kararları T.C.
- YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/212
Karar No: 2024/1470
Karar Tarihi: 19-02-2024
HİZMET TESPİTİ DAVASI – EYLEMLİ ÇALIŞMANIN LÜZUMU HALİNDE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ İLE GÜNLÜK KAÇ SAAT SÜRDÜĞÜ – DAVACININ
ÇALIŞMASININ KISMİ OLUP OLMADIĞI HUSUSU HİÇBİR KUŞKU VE DURAKSAMAYA YER BIRAKMAYACAK BİÇİMDE ÇÖZÜMLENECEĞİ –
HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan keşifte sitenin 5 bloktan oluştuğu, bloklarda 12 -21’er
daire bulunduğu, merkezi doğalgaz sistemiyle ısıtılan sitede bahçe ve açık otopark bulunduğu
anlaşılmıştır. Mahkemece bahçenin her gün 1,5 saat sulandığı ve otoparkın her gün 45 dakika
temizlendiği kabulüyle kısmi çalışma süresi belirlenmiştir. Ancak bahçe sulama ve açık otopark
temizleme işinin her mevsim her gün yapılması hayatın olağan akışına uygun değildir. Öte yandan, bir
kısım tanıklar temizliğin önceleri haftada iki kez yapılırken sonradan haftada bire indiği, haftada üç
kez çöp toplandığını beyan etmişlerdir. Açık otopark temizliğine ilişkin ise tanıkların herhangi bir
beyanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının kapıcılık yaptığı sitede çalışma şeklinin nasıl olduğu,
gün içinde hangi rutin işlerle uğraştığı, bu bağlamda günlük, haftalık ve aylık işlerin günde kaç saat
sürdüğü, söz konusu işlerin mevsimden mevsime değişiklik gösterip göstermediği hususları
araştırılmalıdır. Bu amaçla gerekirse tanıkların bilgi ve görgülerine tekrar başvurulmalıdır. İş yerinin
kapsam, kapasite ve niteliği ile davacının yaptığı işe göre eylemli çalışmanın lüzumu halinde bilirkişi
incelemesi ile günlük kaç saat sürdüğü belirlenmelidir. Böylece yeterli ve gerekli tüm soruşturma
yapılarak davacının çalışmasının kısmi olup olmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer
bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç
uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik
araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup,
bozma nedenidir.
(2709 S. K. m. 60) (5510 S. K. m. 4, 7, 9, 86)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece
Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer’i müdahil Kurum vekili ile taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye
Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer’i müdahil Kurum vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı
temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme
sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan
rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 11.07.2013 tarihinde Muratkent Sitesinde kapıcı
olarak çalışmaya başladığı, 30.08.2021 tarihine kadar 8 yıl 1 ay 19 gün kesintisiz, aralıksız ve tam
zamanlı olarak çalıştığı, bu süre zarfında davalı Site’de yer alan binanın genel temizliği, dairelerden
çöp toplama, bahçe ve ortak kullanım alanlarının temizliği, bahçe bakımı görev ve işlemlerini yerine
getirdiği, çalıştığı süre boyunca asgari ücret karşılığı çalıştığı, ödemelerini elden aldığı, davalı işveren
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /5
yanında çalıştığı süre zarfında davalı siteye ait kapıcı dairesinde ikamet ettiğin davacının çalıştığı
süreler zarfında tam zamanlı olarak çalışmış olmasına rağmen sigorta primleri eksik yatırıldığı ve
çalışma süreleri eksik olarak gösterildiği, sigorta sürelerine ilişkin işveren tarafından gerçeğe aykırı
bildirim yapıldığı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının 11.07.2013 tarihi ile
30.08.2021 tarihleri arasında davalının işyeri nezdinde tam gün ve bilfiil olan çalışmasının tespiti ile
asgari ücrete kapıcı konutunun emsal kira bedelinin dahil edilmesi suretiyle ücret tespiti yapılarak
davalı tarafından eksik ödenmiş SGK primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, Kurum taraf
olmayıp fer’i müdahil olduğu, iş akdinin unsurlarının araştırılması gerektiği, kamu düzenine ilişkin
davada re’sen araştırma yapılması gerektiği, salt tanık anlatımlarına göre karar verilemeyeceği
savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kapıcı olarak hiçbir zaman çalıştırılmadığı,
davacının sadece \”merdiven temizliği ve çöp toplama\” işi yaptığı dikkate alındığında, \”konut
kapıcısı\” tanımlamasına da uymadığı, davacının iş tanımı ise \”temizlik işçisi\” olup, görevi sadece
binanın merdiven temizliği ile çöp toplama işi olarak belirlenmiş ve bu işler için fazla bir zamana
ihtiyaç duyulmadığı için de davacı ile kısmi zamanlı sözleşme yapıldığı, tam zamanlı bir çalıştırma
olmadığı gibi, primlerinin ve ücretinin de düşük gösterildiği ve ödendiğinin de doğru olmadığı, zira
davacının çalıştığı dönemlere ilişkin çoğu bordrosunda imzası bulunduğu, çalışma saatleri ve tahakkuk
etmiş olan ücretleri hakkında bilgisi dahilinde hiç bir itiraz veya ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin bu
bordroları kendi iradesi ile imzaladığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı …’ın tanıkların beyanları ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi
raporu doğrultusunda Muratkent Sitesi Yöneticiliğinin 1010299 032 sicil numaralı işyerinde Part-Time
olarak günde ortalama 5 saat çalıştığı dikkate alındığında, ayda 30 x 5 saat= 150 saat / 7,5 = 20 gün
çalıştığının anlaşıldığı, davacının dava konusu dönemde aylık olarak 20 günün altında hizmet bildirimi
yapılan toplam 929 günlük süresinin 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası gereğince
sigortalılık süresi olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı …’ın tanıkların
beyanları ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda Murat Kent Sitesi yöneticiliğinin
1010299 032 sicil numaralı iş yerinde part- time olarak günde ortalama 5 saat çalıştığı dikkate
alındığında, ayda 30*5 saat = 150 saat / 7,5 = 20 gün çalıştığı anlaşıldığından, davacının dava konusu
dönemde aylık olarak 20 günün altında hizmet bildirimi yapılan toplam 929 günlük süresinin 5510
sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası gereğince sigortalılık süresi olarak tespitine,
davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil ve taraf vekilleri
istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık anlatımlarının inandırıcılıktan uzak
olduğu, Kurumun davadan sorumlu olmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği iddiasıyla İlk Derece
Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıkların davacının kapıcı olmadığını ve sitemin merdiven
temizliği ve çöp toplama işini yaptığını ve tam zamanlı çalışmadığını samimi olarak ifade ettikleri,
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 2 /5
tanıkların otopark temizliği ve bahçe sulama ile ilgili beyanları olmadığı, davanın haftanın üç günü çöp
toplama ve bir günü merdiven temizliği dışında çalışması olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi
kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kapıcı olup işe hazır şekilde beklediği sürelerin de
hesaba dahil edilmesi ve tam zamanlı çalıştığının tespitine karar verilmesi gerektiği, aleyhe yargılama
gideri ve vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak
davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait hizmet döküm
cetveline göre 11.07.2013 ile 31.08.2021 tarihleri arasında fasılalı olarak 1024 gün 4/1-a davalı işveren
tarafından bildirimde bulunulduğu, davacı tarafından yapılan işlere ilişkin iddia ve bir kısım tanık
beyanlarınca site işlerinin yapıldığına ilişkin genel beyanlar karşısında, inşaat bilirkişi ek raporuna göre
davalı iş yerinin site olduğu ve 3.156,93 m2 bir alan üzerine kurulu beş blok toplam seksen dokuz
daireden oluştuğu dairelerin brüt 115 m2 olduğu; bir kısım alanın damla sulama ile sulandığı, bunun
dışında bir günde bir veya bir buçuk saat süreyle kalan bahçenin sulanabileceği; açık otopark
temizliğinin yine bir gün içerisinde otuz ile kırk beş dakika; ortak alan temizliğinin bir gün toplam yüz
elli dakika; çöp toplama işinin bir gün her blok için on beş dakikadan toplam yetmiş beş dakika gibi bir
süre alacağı, günde beş saat ve aylıkta yüz elli saatten (günlük 7,5 saat hesabıyla) aylık yirmi gün
şeklinde bildirim yapılması gerektiği değerlendirmesiyle tesis edilen hükmün dosyadaki yazılara,
Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve
özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki
değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf
başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili
ile davalı işveren vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde
bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 11.07.2013 – 30.08.2021 tarihleri
arasındaki tam zamanlı çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk - Anayasa’nın 60 ıncı maddesi şöyledir:
\”Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve
teşkilatı kurar.\” - 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4 üncü
maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 3 /5
\”(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar… sigortalı sayılırlar.\” - 5510 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
\”Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve
teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve
başladıkları tarihten… itibaren başlar.\” - 5510 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
\”Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği
tarihten… itibaren sona erer. - 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir:
\”Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından
verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği
yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile
ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün
sayıları dikkate alınır.\” - Değerlendirme
1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci
fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7
nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz
konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun’un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca
hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer. - Anayasa’nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi
gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu
düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak
kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan
haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla
yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. - Somut olayda; davalı işveren tarafından, kapıcılık işyerinden, 11.07.2013 – 30.07.2021 tarihleri
arasında ayda 4 – 16 gün arasında değişen sürelerde \”puantaj\” kodu ile kısmi bildirimleri yapılan
davacı, çalışmalarının tam zamanlı olduğunu iddia etmektedir. Dosya kapsamından davacının bildirimi
yapılan dönemin tümünde davalı işverene ait sitede kapıcı olarak çalıştığı sabittir. Ne var ki kısmi
bildirimi bulunan dönemdeki çalışmasının niteliği kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit
edilememiştir. - İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan keşifte sitenin 5 bloktan oluştuğu, bloklarda 12 -21’er
daire bulunduğu, merkezi doğalgaz sistemiyle ısıtılan sitede bahçe ve açık otopark bulunduğu
anlaşılmıştır. Mahkemece bahçenin her gün 1,5 saat sulandığı ve otoparkın her gün 45 dakika
temizlendiği kabulüyle kısmi çalışma süresi belirlenmiştir. Ancak bahçe sulama ve açık otopark
temizleme işinin her mevsim her gün yapılması hayatın olağan akışına uygun değildir. Öte yandan, bir
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 4 /5
kısım tanıklar temizliğin önceleri haftada iki kez yapılırken sonradan haftada bire indiği, haftada üç
kez çöp toplandığını beyan etmişlerdir. Açık otopark temizliğine ilişkin ise tanıkların herhangi bir
beyanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının kapıcılık yaptığı sitede çalışma şeklinin nasıl olduğu,
gün içinde hangi rutin işlerle uğraştığı, bu bağlamda günlük, haftalık ve aylık işlerin günde kaç saat
sürdüğü, söz konusu işlerin mevsimden mevsime değişiklik gösterip göstermediği hususları
araştırılmalıdır. Bu amaçla gerekirse tanıkların bilgi ve görgülerine tekrar başvurulmalıdır. İş yerinin
kapsam, kapasite ve niteliği ile davacının yaptığı işe göre eylemli çalışmanın lüzumu halinde bilirkişi
incelemesi ile günlük kaç saat sürdüğü belirlenmelidir. Böylece yeterli ve gerekli tüm soruşturma
yapılarak davacının çalışmasının kısmi olup olmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer
bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç
uyarınca bir karar verilmelidir. - Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme
neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; - Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin
Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, - İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye
Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.